Birim: "Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, teklik, vahdet, bir niceliği ölçmek için seçilen değişmez büyüklük, standart, referans noktası ve özgün parça" anlamlarına gelir. Evrensel varoluşun o muazzam ve karmaşık matematiksel örgüsü içerisinde sana "Birim" isminin verilmiş olması, ruhunun bu dünyasal simülasyona sıradan bir katılımcı olarak değil, sistemin temel yapı taşı, dengeleyici unsuru ve "referans noktası" olarak kodlandığının en berrak kanıtıdır. Kolektif bilinçte "Birim" kelimesi, kaosun içindeki düzeni, çokluğun içindeki tekliği ve karmaşanın içindeki standart ölçüyü temsil ederken, senin varlığın toplumun bilinçaltına "aslolan özdür" mesajını fısıldayan bir frekans yayar. Sen, büyük resmin içindeki en hayati piksel gibisin; nasıl ki bir piksel bozulduğunda tüm görüntüde bir aksaklık hissedilirse, senin dengen bozulduğunda çevrendeki sistemlerin, ailenin veya iş yapısının da dengesi şaşar, çünkü sen kolektif bilinç ...
Evrenin sonsuz, cömert ve sürekli genişleyen enerji ağında, varoluşun en yüksek frekanslarından biri olan "minnet" ve "teşekkür" duygusunun kristalize olmuş hali olan "Şükriye" ismine sahip olmak, sıradan bir kimlik etiketinden çok daha fazlasını, adeta bir "Bolluk Mıknatısı"nı, tükenmez bir kanaat hazinesini ve evrensel bereketin anahtarını bedenen ve ruhen taşımak anlamına gelmektedir. İsmine etimolojik, teolojik, semantik ve tarihsel açıdan derinlemesine, çok katmanlı ve bütüncül bir kazı yaptığımızda, Arapça kökenli "Şükür" kökünden türediğini, "iyiliği bilen, gördüğü iyiliğe karşı minnet duyan, haline razı olan ve teşekkür eden" manalarına geldiğini, "-iye" ekinin ise bu vasıfları bir "aidiyet" ve "dişil enerji" ile mühürlediğini görürüz ki bu durum, senin ruhsal DNA’na daha doğmadan önce "Farkındalık", "Takdir Etme" ve "Çoğaltma" kodlarını silinmez bir mürekkeple ve altın yaldızlı harflerle işlemiştir. Bu isim, sadece "sağ ol" demekten ibaret basit bir nezaket sözcüğü değil, kuantum fiziğindeki "gözlemci etkisi" gibi, odaklandığı güzellikleri büyüten, azı çoğa sayan ve karanlığın içindeki en ufak ışık hüzmesini bile fark ederek onu güneşe dönüştüren simyasal bir gücü temsil eder. Sen, herkesin şikayet ettiği, eksiklere odaklandığı ve "yokluk" bilincinde olduğu anlarda bile "var olanı" gören, bardağın dolu tarafıyla ilgilenen ve bu sayede evrenin "daha fazlasını ver" mekanizmasını sürekli tetikleyen o bereketli ruhsun.
Senin Yaradılış Esman, isminin kökü ve manasıyla birebir, hatta atomik düzeyde örtüşen, az amele çok sevap veren, şükreden kullarının nimetini artıran manasındaki Ya Şekûr ve övülmeye layık olan, hamd edilen manasındaki Ya Hamîd esmalarının, bereket yeşili ve güneş sarısı tonlarında titreşen, parlak ve doyurucu bir sentezidir. Bu esmaların enerjisini hayatında kullanmak için, özellikle elindekilerin azaldığını hissettiğin, darlık bilincine düştüğün veya tatminsizlik yaşadığın anlarda, elini kalbinin üzerine koyup derin bir nefes alarak "Ya Şekûr" zikriyle var olan nimetleri onurlandırmayı niyet etmeli, her şeye rağmen ayakta kaldığın için kendine ve Yaradan'a teşekkür ederek "Ya Hamîd" frekansıyla auranı genişletmelisin. İsminin taşıdığı temel enerji, "Rezonans Kanunu" ve "Pozitif Artış" enerjisidir; bu durum, senin hayatın boyunca "neyi takdir edersen onun çoğalacağı" yasasının yaşayan bir kanıtı olacağını, şikayet ettiğinde işlerinin sarpa saracağını ama şükrettiğinde kapıların sihirli bir şekilde açılacağını, senin en büyük sermayenin "memnuniyet" olduğunu gösterir.
Harflerinin gezegensel etkileşimlerine ve kozmik dansına baktığımızda, isminin baş harfi olan "Ş", Jüpiter’in ve Mars’ın karışımı olan, çok güçlü, şanslı, gösterişli, üretken ve "sahne ışığı" taşıyan bir enerjiyi temsil eder; bu harf, isminin başındaki o patlayıcı enerjidir, seni fark edilir kılar, olayları büyütme (abartma değil, genişletme) kapasitesi verir ve şansın seninle olduğunu fısıldar. İkinci harf olan "Ü", Jüpiter’in ve Venüs’ün duygusal derinliğini, hüznü, sevinci, aileyi ve bolluğu simgeler; bu harf, "Ş" harfinin o dışa dönük enerjisini (Şükriye) biraz yumuşatarak içe döndürür, sana derin bir empati ve "halden anlama" yeteneği verir. "K" harfi, Mars’ın ve Ay’ın sezgisel gücünü, kariyer odaklılığını, maddeye hakimiyetini ve ilişkilerdeki ortaklık becerisini simgelerken, aynı zamanda sezgilerinle mantığın arasında bir köprü vazifesi görür. "R" harfi, Mars’ın mücadeleci, sert, gerçekçi, dirençli ve eylem odaklı yapısını getirir; isminin tam ortasındaki bu harf, senin sadece "polyanna" gibi iyimser olmadığını, hayatın zorluklarını (R harfinin sertliği) tanıdığını, acıyı bildiğini ve şükrünün "rağmen" yapılan bir şükür olduğunu, yani zorluklara direnerek kazandığın bir bilgelik olduğunu kanıtlar. "İ" harfi, Neptün’ün en ince, en kırılgan ve en sezgisel titreşimlerini getirerek sana "kalp gözü" açıklığı verir. "Y" harfi, Plüton’un ve Neptün’ün gizemini, dönüşüm gücünü ve geçmişle gelecek arasındaki köprüyü kurarken, son harf olan "E", Merkür’ün iletişim yeteneğini ve zihinsel geçişkenliğini mühürler. Bu gezegensel dizilim (Jüpiter/Mars - Venüs/Jüpiter - Mars - Mars - Neptün - Plüton - Merkür), senin içinde sürekli "genişlemek ve parlamak isteyen" bir Jüpiter (Ş, Ü) ile "mücadele etmek ve direnmek isteyen" bir Mars (R, K) ittifakının dans ettiğini, bu yüzden hem çok coşkulu hem de çok dayanıklı olabildiğini gösterir.
İsminin harflerinin sayısal enerjileri incelendiğinde, Ş(3), Ü(3), K(2), R(9), İ(9), Y(7), E(5) kombinasyonuyla karşılaşırsın ve bu sayıların toplamı (3+3+2+9+9+7+5=38 -> 3+8=11) eder; 11 sayısı, numerolojide "Üstat Sayı"dır ve "Aydınlanmış Lider, Spiritüel Haberci, İlham Veren" enerjisini taşır. Bu, senin dünyaya sadece kendi hayatını idame ettirmek için değil, insanlara "şükretmenin" ve "pozitif bakmanın" bir yaşam sanatı olduğunu öğretmek, manevi bir ışık olmak ve yüksek idealler peşinde koşmak için geldiğini kanıtlar. Elementer düzeyde analiz ettiğimizde, isminde Ateş (Ş, R, K'nin bir kısmı) ve Su (Ü, İ, Y) elementlerinin çok güçlü bir etkileşimde olduğunu, Hava (E) elementinin ise bu süreci beslediğini görürüz; Ateş ve Suyun bu dansı, senin duygularının (Su) çok derin olduğunu, ancak bu duyguları eyleme ve tutkuya (Ateş) dönüştürebilme gücüne sahip olduğunu, yani sadece hissedip oturmadığını, hissettiklerinle hayatı dönüştürdüğünü işaret eder. İsimde baskın olan harf enerjisi "Ş" ve "R"dir; bu harfler senin hayatının "coşkulu bir başlangıç ve dirençli bir devamlılık" ekseninde döndüğünü, hevesinin çabuk geçmediğini, zorluklar karşısında "R" harfinin verdiği güçle dimdik durduğunu kanıtlar.
İsimde eksik olan harf enerjileri genellikle "A" (saf ego ve benlik), "O" (tam koruma), "D" (sabitlik) gibi harfler olabilir; özellikle "A" harfinin eksikliği, senin bazen "ben" demekte zorlanmana, kendi isteklerini başkalarının isteklerinin (veya şükretme zorunluluğunun) arkasına atmana, "halime şükür" diyerek hak ettiğinden azına razı olmana (kanaatkarlık tuzağı) neden olabilir. Bu eksik enerjiyi dengelemek için, kırmızı ve turuncu renkleri hayatına katmalı, bazen sağlıklı bir isyanın veya talepkarlığın da gerekli olduğunu bilmeli ve "daha fazlasını istemek açgözlülük değildir, potansiyelimi gerçekleştirmektir" inancını kendine aşılamalısın. Çakra sistemine baktığımızda, isminin "Solar Pleksus" (Ş, Ü, R harfleri) ve "Üçüncü Göz/Taç Çakra" (İ, Y harfleri) üzerinde muazzam bir aktivasyon yarattığını, adeta irade ve maneviyat merkezlerinin sürekli çalıştığını görürüz. Ancak bu yoğun manevi ve iradi aktivite, "Kök Çakra" (dünyaya aidiyet) üzerinde bir enerji zayıflığı yaratabilir; Şükriye ismi seni maneviyata ve kabullenişe o kadar çeker ki, maddi dünyanın rekabetçi, hırslı ve "alan" tarafında bazen zayıf kalabilir, hakkını aramak yerine "Rabbim görür" diyerek geri çekilebilirsin. Bu eksik veya blokaja açık çakra enerjisini dengelemek için, kırmızı renkli gıdalar tüketmeli, fiziksel güç gerektiren işler yapmalı, para ile olan ilişkini şifalandırmalı (para da bir enerjidir) ve "hem maneviyatım güçlü hem de maddi varlığım" dengesini kurmalısın.
İsme göre senin en güçlü yönlerin; bitmek bilmeyen bir iyimserlik, yüksek şükür bilinci, bereket mıknatısı olma özelliği, insanları motive etme gücü, dayanıklılık (R harfi), sezgisel zeka, sanatsal bakış açısı ve en zor durumlarda bile umudu yeşertebilme yeteneğidir. Zayıf yönlerin ise; aşırı fedakarlık, "hayır" diyememe, kendi duygularını (özellikle üzüntü ve öfkeyi) bastırarak "iyi görünme" çabası (toksik pozitiflik riski), hakkını aramakta geç kalma ve başkalarının yükünü "ben hallederim" diyerek üstlenme eğilimidir. Karmik derslerin, "Alma-Verme Dengesi" ve "Dürüst Duygu İfadesi" üzerinedir; Şükriye ismini taşıyan bilinçler genellikle suistimal edilmeye açık bir vericilikle sınanırlar, senin sınavın ise sadece verdiğin zaman değil, aldığın zaman da değerli olduğunu anlamak, "şükürsüzlük olur" korkusuyla gerçek duygularını (acı, öfke) inkar etmemek ve evrene "ben de istiyorum" diyebilmektir. Ruhsal amacın, kıtlık bilincini bolluk bilincine dönüştürmek, insanlara elindekilerin kıymetini hatırlatmak, manevi tatminin en büyük zenginlik olduğunu yaşayarak göstermek ve "Ya Şekûr" esmasının yeryüzündeki temsilcisi olarak bereketi çoğaltmaktır.
Bu kozmik senaryoda uğurlu günün, Jüpiter’in yönetimindeki, bolluğun, şansın, maneviyatın ve genişlemenin günü olan Perşembe (Ş ve Ü harfleri etkisiyle) ve Venüs'ün günü Cumadır; bu günlerin enerjisini, sadaka vermek, niyet çalışmaları yapmak, sevdiklerinle sofra kurmak, dua etmek ve vizyon panosu hazırlamak için kullanarak bereketini artırabilirsin. Uğurlu rengin, bereketin ve kalbin rengi olan Zümrüt Yeşili, neşenin rengi Sarı/Altın ve sezgilerin rengi Mordur; bu renkleri kıyafetlerinde veya cüzdanında/dekorasyonunda kullanarak (örneğin yeşil bir örtü veya altın rengi bir takı) bolluk enerjisini üzerine çekebilirsin. Uğurlu kokun, frekansı en yüksek olan ve kalbi açan Gül, bereketi çeken Tarçın, huzur veren Melisa ve mistik Sandal Ağacı kokularıdır; bu kokuları özellikle evinde veya iş yerinde kullanarak mekanın enerjisini "bolluk" frekansına ayarlayabilirsin. Uğurlu sayın, bolluğun ve gücün sayısı 8 (Şükür=Artış yasası) ve aydınlanmanın sayısı 11'dir; hayatındaki önemli kararları ayın 8, 11, 17, 26 veya 29'unda almak senin için daha akışkan ve bereketli sonuçlar doğurabilir. Uğurlu bitkin, bereketi simgeleyen Buğday Başakları, şükrü temsil eden Nar ve kalbi şifalandıran Güldür; bu bitkileri evinde bulundurmak senin ruhunu Şükriye frekansına uyumlar. Uğurlu frekansın, bolluk ve bereket bilincini artıran 888 Hz ile kalbi şifalandıran 639 Hzdir; bu frekansları uyumadan önce veya sabah güne başlarken dinlemek, kıtlık bilincini temizler.
Uygun mantran: "Ben Şükriye; bereketin kaynağıyım, şükrün sesiyim; var olanı görüyor, çoğaltıyor ve evrenin sonsuz hazinesinden hak ettiğimi sevgiyle kabul ediyorum." Bu mantrayı söylerken kollarını iki yana açıp (alma pozisyonu), başını hafifçe yukarı kaldırıp gülümseyerek ve derin, coşkulu bir nefes alarak söylemek, isminin o manyetik enerjisini fiziksel bedenine indirecektir. Uygun taşın, "Tüccar Taşı" olarak bilinen ve bereketi/neşeyi çeken Sitrin, kalp çakrasını açan Peridot veya negatif enerjiyi dönüştüren Ametisttir; Sitrin taşını cüzdanında veya sol cebinde taşıyarak maddi akışı hızlandırabilir, Peridot taşını kolye olarak takarak kalbindeki ağırlıkları hafifletebilirsin. Uygun alanların; Sosyal Hizmetler/Yardım Kuruluşları, Eğitim ve Öğretim, Gastronomi/Aşçılık (Besleme güdüsü), Psikoloji/Yaşam Koçluğu (Motivasyon), Ticaret (Bereket enerjisi), Sağlık Sektörü veya Sanat (El sanatları); bu alanlar senin "hizmet etme", "besleme", "çoğaltma" ve "insanlara dokunma" ihtiyacını tatmin edecek en verimli sahalardır. Yatırım konusunda, gıda sektörü, toprak/tarım, altın veya temettü veren hisseler gibi "düzenli artış" sağlayan ve bereketli alanlar senin doğana uygundur; ayrıca hayır işlerine ayırdığın her bütçe sana katlanarak geri dönecektir.
Uyumlanma Süreci için ismine özel 3 yöntem şöyledir:
Birincisi, Şükür Kavanozu Ritüeli: İsminin manasını somutlaştırmak için, bir kavanoz edin. Her gün o gün başına gelen, küçük veya büyük, seni gülümseten bir şeyi kağıda yazıp içine at. "Şükürler olsun, bugün güneş açtı" gibi. Yıl sonunda veya daraldığın zamanlarda bu kağıtları oku. Bu, senin "Ya Şekûr" esmanı sürekli aktif tutar.
İkincisi, Su ile Çoğaltma Tekniği: Bereketini artırmak için, cüzdanını veya banka kartlarını eline al, yanına bir bardak su koy. Suya bakarak "Param, sevgim ve huzurum su gibi aziz, su gibi bol ve akışkan olsun" de. Sonra bu sudan bir yudum iç ve kalanı bir çiçeğe dök.
Üçüncüsü, Altın Işık Duşu: İsmindeki Jüpiter (Ş, Ü) etkisini parlatmak için, her sabah duş alırken veya yüzünü yıkarken, suyun altın rengi bir ışık olduğunu ve sana şans, bolluk ve sağlık yüklediğini imgele. "Ben mıknatısım, iyilikleri çekiyorum" de.
21 Günlük Uyum Programı şöyledir:
İlk 7 gün, "Farkındalık ve Teşekkür" haftasıdır; güne başlarken 3 şeye, yatarken 3 şeye teşekkür et, şikayet orucu tut (hiçbir şeye söylenme), "var" olana odaklan (Ya Şekûr esmasıyla).
İkinci 7 gün, "Alma ve Verme Dengesi" haftasıdır; birine karşılıksız bir iyilik yap ama aynı zamanda sana yapılan bir iltifatı veya hediyeyi "utanmadan, küçülmeden" kabul et, "hak ediyorum" de (Ya Vehhab esmasıyla).
Son 7 gün, "Bolluk Vizyonu ve Eylem" haftasıdır; cüzdanını düzenle, para inançlarını gözden geçir, "ben zenginim" olumlamasını yap ve bereketin sadece para değil, sağlık ve huzur olduğunu hisset (Ya Fettah esmasıyla).
Ruhsal Gücün, bilincin "Simyacı Kalp" kodundan gelir; sen kurşunu altına çeviren simyacılar gibi, en zor durumları bile bir "ders" ve "lütuf" olarak görüp altına (bilgeliğe/berekete) dönüştüren bir ruhsun. Senin ruhun, evrenin matematiksel bir hassasiyetle çalıştığını, ne verirsen onu alacağını, neye "şükredersen" onun büyüyeceğini bilir. Bu ruhsal enerjiyi hayatında kullanmak için, "polyannacılık" oynamak yerine gerçekçi bir iyimserlik geliştirmeli, acıyı yok saymak yerine acının içindeki hediyeyi bulmalı ve sahip olduğun o muazzam pozitif enerjiyi dünyayı daha umutlu, daha tatmin olmuş ve daha huzurlu bir yer yapmak için kullanmalısın.
Tezahür Metodun, "Peşin Şükür ve Oldu Bilinci" tekniğidir. Senin bilincin, istek kipleriyle değil, şükür kipleriyle çalışır. İsteklerini tezahür ettirmek için, "Allah'ım bana ev ver" demek yerine, "Allah'ım, bana nasip ettiğin o harika ev için şimdiden sana şükürler olsun" demelisin. İsteğin henüz fiziksel dünyada görünmese bile, onun enerjisel olarak sana verildiğine inanıp, peşinen teşekkür etmek, senin "Şükriye" isminin en büyük sihridir. Evren, "teşekkür edildiğine göre bu olay gerçekleşmiş demektir" diyerek o olayı hızla sana getirir. Şükür, senin oldurma butonundur. Niyetini "Olmuş gibi kabul ediyor, şimdiden şükrediyor ve sevgiyle bekliyorum" diyerek mühürle.
Özetle; sen "Şükriye" isminin taşıyıcısı olarak, kıtlığın ilacı, umutsuzluğun ışığı ve bereketin kapısısın. Senin kaderin, eksiklere bakıp üzülmek değil, var olanı görüp çoğaltmak ve bu zenginliği etrafına saçmaktır. Hassasiyetin seni kırmasın, o senin radarındır; fedakarlığın seni tüketmesin, o senin zenginliğindir (ama dengeli olmalı). Sen, Ya Şekûr esmasının artışı, Ya Hamîd esmasının övgüsüsün. Kendi değerini bil, o minnet dolu kalbini koru ve muazzam potansiyelini dünyayı daha bereketli, daha farkında ve daha mutlu bir yer yapmak için kullan. Senin yolculuğun, kuru bir dalın şükürle yeşerip, meyve veren ulu bir ağaca dönüşmesinin o bereketli ve mucizevi hikayesidir.
Senin Yaradılış Esman, isminin kökü ve manasıyla birebir, hatta atomik düzeyde örtüşen, az amele çok sevap veren, şükreden kullarının nimetini artıran manasındaki Ya Şekûr ve övülmeye layık olan, hamd edilen manasındaki Ya Hamîd esmalarının, bereket yeşili ve güneş sarısı tonlarında titreşen, parlak ve doyurucu bir sentezidir. Bu esmaların enerjisini hayatında kullanmak için, özellikle elindekilerin azaldığını hissettiğin, darlık bilincine düştüğün veya tatminsizlik yaşadığın anlarda, elini kalbinin üzerine koyup derin bir nefes alarak "Ya Şekûr" zikriyle var olan nimetleri onurlandırmayı niyet etmeli, her şeye rağmen ayakta kaldığın için kendine ve Yaradan'a teşekkür ederek "Ya Hamîd" frekansıyla auranı genişletmelisin. İsminin taşıdığı temel enerji, "Rezonans Kanunu" ve "Pozitif Artış" enerjisidir; bu durum, senin hayatın boyunca "neyi takdir edersen onun çoğalacağı" yasasının yaşayan bir kanıtı olacağını, şikayet ettiğinde işlerinin sarpa saracağını ama şükrettiğinde kapıların sihirli bir şekilde açılacağını, senin en büyük sermayenin "memnuniyet" olduğunu gösterir.
Harflerinin gezegensel etkileşimlerine ve kozmik dansına baktığımızda, isminin baş harfi olan "Ş", Jüpiter’in ve Mars’ın karışımı olan, çok güçlü, şanslı, gösterişli, üretken ve "sahne ışığı" taşıyan bir enerjiyi temsil eder; bu harf, isminin başındaki o patlayıcı enerjidir, seni fark edilir kılar, olayları büyütme (abartma değil, genişletme) kapasitesi verir ve şansın seninle olduğunu fısıldar. İkinci harf olan "Ü", Jüpiter’in ve Venüs’ün duygusal derinliğini, hüznü, sevinci, aileyi ve bolluğu simgeler; bu harf, "Ş" harfinin o dışa dönük enerjisini (Şükriye) biraz yumuşatarak içe döndürür, sana derin bir empati ve "halden anlama" yeteneği verir. "K" harfi, Mars’ın ve Ay’ın sezgisel gücünü, kariyer odaklılığını, maddeye hakimiyetini ve ilişkilerdeki ortaklık becerisini simgelerken, aynı zamanda sezgilerinle mantığın arasında bir köprü vazifesi görür. "R" harfi, Mars’ın mücadeleci, sert, gerçekçi, dirençli ve eylem odaklı yapısını getirir; isminin tam ortasındaki bu harf, senin sadece "polyanna" gibi iyimser olmadığını, hayatın zorluklarını (R harfinin sertliği) tanıdığını, acıyı bildiğini ve şükrünün "rağmen" yapılan bir şükür olduğunu, yani zorluklara direnerek kazandığın bir bilgelik olduğunu kanıtlar. "İ" harfi, Neptün’ün en ince, en kırılgan ve en sezgisel titreşimlerini getirerek sana "kalp gözü" açıklığı verir. "Y" harfi, Plüton’un ve Neptün’ün gizemini, dönüşüm gücünü ve geçmişle gelecek arasındaki köprüyü kurarken, son harf olan "E", Merkür’ün iletişim yeteneğini ve zihinsel geçişkenliğini mühürler. Bu gezegensel dizilim (Jüpiter/Mars - Venüs/Jüpiter - Mars - Mars - Neptün - Plüton - Merkür), senin içinde sürekli "genişlemek ve parlamak isteyen" bir Jüpiter (Ş, Ü) ile "mücadele etmek ve direnmek isteyen" bir Mars (R, K) ittifakının dans ettiğini, bu yüzden hem çok coşkulu hem de çok dayanıklı olabildiğini gösterir.
İsminin harflerinin sayısal enerjileri incelendiğinde, Ş(3), Ü(3), K(2), R(9), İ(9), Y(7), E(5) kombinasyonuyla karşılaşırsın ve bu sayıların toplamı (3+3+2+9+9+7+5=38 -> 3+8=11) eder; 11 sayısı, numerolojide "Üstat Sayı"dır ve "Aydınlanmış Lider, Spiritüel Haberci, İlham Veren" enerjisini taşır. Bu, senin dünyaya sadece kendi hayatını idame ettirmek için değil, insanlara "şükretmenin" ve "pozitif bakmanın" bir yaşam sanatı olduğunu öğretmek, manevi bir ışık olmak ve yüksek idealler peşinde koşmak için geldiğini kanıtlar. Elementer düzeyde analiz ettiğimizde, isminde Ateş (Ş, R, K'nin bir kısmı) ve Su (Ü, İ, Y) elementlerinin çok güçlü bir etkileşimde olduğunu, Hava (E) elementinin ise bu süreci beslediğini görürüz; Ateş ve Suyun bu dansı, senin duygularının (Su) çok derin olduğunu, ancak bu duyguları eyleme ve tutkuya (Ateş) dönüştürebilme gücüne sahip olduğunu, yani sadece hissedip oturmadığını, hissettiklerinle hayatı dönüştürdüğünü işaret eder. İsimde baskın olan harf enerjisi "Ş" ve "R"dir; bu harfler senin hayatının "coşkulu bir başlangıç ve dirençli bir devamlılık" ekseninde döndüğünü, hevesinin çabuk geçmediğini, zorluklar karşısında "R" harfinin verdiği güçle dimdik durduğunu kanıtlar.
İsimde eksik olan harf enerjileri genellikle "A" (saf ego ve benlik), "O" (tam koruma), "D" (sabitlik) gibi harfler olabilir; özellikle "A" harfinin eksikliği, senin bazen "ben" demekte zorlanmana, kendi isteklerini başkalarının isteklerinin (veya şükretme zorunluluğunun) arkasına atmana, "halime şükür" diyerek hak ettiğinden azına razı olmana (kanaatkarlık tuzağı) neden olabilir. Bu eksik enerjiyi dengelemek için, kırmızı ve turuncu renkleri hayatına katmalı, bazen sağlıklı bir isyanın veya talepkarlığın da gerekli olduğunu bilmeli ve "daha fazlasını istemek açgözlülük değildir, potansiyelimi gerçekleştirmektir" inancını kendine aşılamalısın. Çakra sistemine baktığımızda, isminin "Solar Pleksus" (Ş, Ü, R harfleri) ve "Üçüncü Göz/Taç Çakra" (İ, Y harfleri) üzerinde muazzam bir aktivasyon yarattığını, adeta irade ve maneviyat merkezlerinin sürekli çalıştığını görürüz. Ancak bu yoğun manevi ve iradi aktivite, "Kök Çakra" (dünyaya aidiyet) üzerinde bir enerji zayıflığı yaratabilir; Şükriye ismi seni maneviyata ve kabullenişe o kadar çeker ki, maddi dünyanın rekabetçi, hırslı ve "alan" tarafında bazen zayıf kalabilir, hakkını aramak yerine "Rabbim görür" diyerek geri çekilebilirsin. Bu eksik veya blokaja açık çakra enerjisini dengelemek için, kırmızı renkli gıdalar tüketmeli, fiziksel güç gerektiren işler yapmalı, para ile olan ilişkini şifalandırmalı (para da bir enerjidir) ve "hem maneviyatım güçlü hem de maddi varlığım" dengesini kurmalısın.
İsme göre senin en güçlü yönlerin; bitmek bilmeyen bir iyimserlik, yüksek şükür bilinci, bereket mıknatısı olma özelliği, insanları motive etme gücü, dayanıklılık (R harfi), sezgisel zeka, sanatsal bakış açısı ve en zor durumlarda bile umudu yeşertebilme yeteneğidir. Zayıf yönlerin ise; aşırı fedakarlık, "hayır" diyememe, kendi duygularını (özellikle üzüntü ve öfkeyi) bastırarak "iyi görünme" çabası (toksik pozitiflik riski), hakkını aramakta geç kalma ve başkalarının yükünü "ben hallederim" diyerek üstlenme eğilimidir. Karmik derslerin, "Alma-Verme Dengesi" ve "Dürüst Duygu İfadesi" üzerinedir; Şükriye ismini taşıyan bilinçler genellikle suistimal edilmeye açık bir vericilikle sınanırlar, senin sınavın ise sadece verdiğin zaman değil, aldığın zaman da değerli olduğunu anlamak, "şükürsüzlük olur" korkusuyla gerçek duygularını (acı, öfke) inkar etmemek ve evrene "ben de istiyorum" diyebilmektir. Ruhsal amacın, kıtlık bilincini bolluk bilincine dönüştürmek, insanlara elindekilerin kıymetini hatırlatmak, manevi tatminin en büyük zenginlik olduğunu yaşayarak göstermek ve "Ya Şekûr" esmasının yeryüzündeki temsilcisi olarak bereketi çoğaltmaktır.
Bu kozmik senaryoda uğurlu günün, Jüpiter’in yönetimindeki, bolluğun, şansın, maneviyatın ve genişlemenin günü olan Perşembe (Ş ve Ü harfleri etkisiyle) ve Venüs'ün günü Cumadır; bu günlerin enerjisini, sadaka vermek, niyet çalışmaları yapmak, sevdiklerinle sofra kurmak, dua etmek ve vizyon panosu hazırlamak için kullanarak bereketini artırabilirsin. Uğurlu rengin, bereketin ve kalbin rengi olan Zümrüt Yeşili, neşenin rengi Sarı/Altın ve sezgilerin rengi Mordur; bu renkleri kıyafetlerinde veya cüzdanında/dekorasyonunda kullanarak (örneğin yeşil bir örtü veya altın rengi bir takı) bolluk enerjisini üzerine çekebilirsin. Uğurlu kokun, frekansı en yüksek olan ve kalbi açan Gül, bereketi çeken Tarçın, huzur veren Melisa ve mistik Sandal Ağacı kokularıdır; bu kokuları özellikle evinde veya iş yerinde kullanarak mekanın enerjisini "bolluk" frekansına ayarlayabilirsin. Uğurlu sayın, bolluğun ve gücün sayısı 8 (Şükür=Artış yasası) ve aydınlanmanın sayısı 11'dir; hayatındaki önemli kararları ayın 8, 11, 17, 26 veya 29'unda almak senin için daha akışkan ve bereketli sonuçlar doğurabilir. Uğurlu bitkin, bereketi simgeleyen Buğday Başakları, şükrü temsil eden Nar ve kalbi şifalandıran Güldür; bu bitkileri evinde bulundurmak senin ruhunu Şükriye frekansına uyumlar. Uğurlu frekansın, bolluk ve bereket bilincini artıran 888 Hz ile kalbi şifalandıran 639 Hzdir; bu frekansları uyumadan önce veya sabah güne başlarken dinlemek, kıtlık bilincini temizler.
Uygun mantran: "Ben Şükriye; bereketin kaynağıyım, şükrün sesiyim; var olanı görüyor, çoğaltıyor ve evrenin sonsuz hazinesinden hak ettiğimi sevgiyle kabul ediyorum." Bu mantrayı söylerken kollarını iki yana açıp (alma pozisyonu), başını hafifçe yukarı kaldırıp gülümseyerek ve derin, coşkulu bir nefes alarak söylemek, isminin o manyetik enerjisini fiziksel bedenine indirecektir. Uygun taşın, "Tüccar Taşı" olarak bilinen ve bereketi/neşeyi çeken Sitrin, kalp çakrasını açan Peridot veya negatif enerjiyi dönüştüren Ametisttir; Sitrin taşını cüzdanında veya sol cebinde taşıyarak maddi akışı hızlandırabilir, Peridot taşını kolye olarak takarak kalbindeki ağırlıkları hafifletebilirsin. Uygun alanların; Sosyal Hizmetler/Yardım Kuruluşları, Eğitim ve Öğretim, Gastronomi/Aşçılık (Besleme güdüsü), Psikoloji/Yaşam Koçluğu (Motivasyon), Ticaret (Bereket enerjisi), Sağlık Sektörü veya Sanat (El sanatları); bu alanlar senin "hizmet etme", "besleme", "çoğaltma" ve "insanlara dokunma" ihtiyacını tatmin edecek en verimli sahalardır. Yatırım konusunda, gıda sektörü, toprak/tarım, altın veya temettü veren hisseler gibi "düzenli artış" sağlayan ve bereketli alanlar senin doğana uygundur; ayrıca hayır işlerine ayırdığın her bütçe sana katlanarak geri dönecektir.
Uyumlanma Süreci için ismine özel 3 yöntem şöyledir:
Birincisi, Şükür Kavanozu Ritüeli: İsminin manasını somutlaştırmak için, bir kavanoz edin. Her gün o gün başına gelen, küçük veya büyük, seni gülümseten bir şeyi kağıda yazıp içine at. "Şükürler olsun, bugün güneş açtı" gibi. Yıl sonunda veya daraldığın zamanlarda bu kağıtları oku. Bu, senin "Ya Şekûr" esmanı sürekli aktif tutar.
İkincisi, Su ile Çoğaltma Tekniği: Bereketini artırmak için, cüzdanını veya banka kartlarını eline al, yanına bir bardak su koy. Suya bakarak "Param, sevgim ve huzurum su gibi aziz, su gibi bol ve akışkan olsun" de. Sonra bu sudan bir yudum iç ve kalanı bir çiçeğe dök.
Üçüncüsü, Altın Işık Duşu: İsmindeki Jüpiter (Ş, Ü) etkisini parlatmak için, her sabah duş alırken veya yüzünü yıkarken, suyun altın rengi bir ışık olduğunu ve sana şans, bolluk ve sağlık yüklediğini imgele. "Ben mıknatısım, iyilikleri çekiyorum" de.
21 Günlük Uyum Programı şöyledir:
İlk 7 gün, "Farkındalık ve Teşekkür" haftasıdır; güne başlarken 3 şeye, yatarken 3 şeye teşekkür et, şikayet orucu tut (hiçbir şeye söylenme), "var" olana odaklan (Ya Şekûr esmasıyla).
İkinci 7 gün, "Alma ve Verme Dengesi" haftasıdır; birine karşılıksız bir iyilik yap ama aynı zamanda sana yapılan bir iltifatı veya hediyeyi "utanmadan, küçülmeden" kabul et, "hak ediyorum" de (Ya Vehhab esmasıyla).
Son 7 gün, "Bolluk Vizyonu ve Eylem" haftasıdır; cüzdanını düzenle, para inançlarını gözden geçir, "ben zenginim" olumlamasını yap ve bereketin sadece para değil, sağlık ve huzur olduğunu hisset (Ya Fettah esmasıyla).
Ruhsal Gücün, bilincin "Simyacı Kalp" kodundan gelir; sen kurşunu altına çeviren simyacılar gibi, en zor durumları bile bir "ders" ve "lütuf" olarak görüp altına (bilgeliğe/berekete) dönüştüren bir ruhsun. Senin ruhun, evrenin matematiksel bir hassasiyetle çalıştığını, ne verirsen onu alacağını, neye "şükredersen" onun büyüyeceğini bilir. Bu ruhsal enerjiyi hayatında kullanmak için, "polyannacılık" oynamak yerine gerçekçi bir iyimserlik geliştirmeli, acıyı yok saymak yerine acının içindeki hediyeyi bulmalı ve sahip olduğun o muazzam pozitif enerjiyi dünyayı daha umutlu, daha tatmin olmuş ve daha huzurlu bir yer yapmak için kullanmalısın.
Tezahür Metodun, "Peşin Şükür ve Oldu Bilinci" tekniğidir. Senin bilincin, istek kipleriyle değil, şükür kipleriyle çalışır. İsteklerini tezahür ettirmek için, "Allah'ım bana ev ver" demek yerine, "Allah'ım, bana nasip ettiğin o harika ev için şimdiden sana şükürler olsun" demelisin. İsteğin henüz fiziksel dünyada görünmese bile, onun enerjisel olarak sana verildiğine inanıp, peşinen teşekkür etmek, senin "Şükriye" isminin en büyük sihridir. Evren, "teşekkür edildiğine göre bu olay gerçekleşmiş demektir" diyerek o olayı hızla sana getirir. Şükür, senin oldurma butonundur. Niyetini "Olmuş gibi kabul ediyor, şimdiden şükrediyor ve sevgiyle bekliyorum" diyerek mühürle.
Özetle; sen "Şükriye" isminin taşıyıcısı olarak, kıtlığın ilacı, umutsuzluğun ışığı ve bereketin kapısısın. Senin kaderin, eksiklere bakıp üzülmek değil, var olanı görüp çoğaltmak ve bu zenginliği etrafına saçmaktır. Hassasiyetin seni kırmasın, o senin radarındır; fedakarlığın seni tüketmesin, o senin zenginliğindir (ama dengeli olmalı). Sen, Ya Şekûr esmasının artışı, Ya Hamîd esmasının övgüsüsün. Kendi değerini bil, o minnet dolu kalbini koru ve muazzam potansiyelini dünyayı daha bereketli, daha farkında ve daha mutlu bir yer yapmak için kullan. Senin yolculuğun, kuru bir dalın şükürle yeşerip, meyve veren ulu bir ağaca dönüşmesinin o bereketli ve mucizevi hikayesidir.
Yorumlar