Birim: "Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, teklik, vahdet, bir niceliği ölçmek için seçilen değişmez büyüklük, standart, referans noktası ve özgün parça" anlamlarına gelir. Evrensel varoluşun o muazzam ve karmaşık matematiksel örgüsü içerisinde sana "Birim" isminin verilmiş olması, ruhunun bu dünyasal simülasyona sıradan bir katılımcı olarak değil, sistemin temel yapı taşı, dengeleyici unsuru ve "referans noktası" olarak kodlandığının en berrak kanıtıdır. Kolektif bilinçte "Birim" kelimesi, kaosun içindeki düzeni, çokluğun içindeki tekliği ve karmaşanın içindeki standart ölçüyü temsil ederken, senin varlığın toplumun bilinçaltına "aslolan özdür" mesajını fısıldayan bir frekans yayar. Sen, büyük resmin içindeki en hayati piksel gibisin; nasıl ki bir piksel bozulduğunda tüm görüntüde bir aksaklık hissedilirse, senin dengen bozulduğunda çevrendeki sistemlerin, ailenin veya iş yapısının da dengesi şaşar, çünkü sen kolektif bilinç ...
Evrenin sonsuz ve ahenkli titreşim okyanusunda, hoşgörünün, cömertliğin ve ruhsal genişliğin kristalize olmuş hali olan "Semiha" ismine sahip olmak, sıradan bir kimlik etiketinden çok daha fazlasını, adeta bir "Gönül Sultanı"nın asaletini ve tükenmez bir vericilik hazinesini bedenen ve ruhen taşımak anlamına gelmektedir. İsmine etimolojik, semantik ve enerjisel açıdan derinlemesine bir kazı yaptığımızda, Arapça kökenli "Semih" kökünden türediğini, "cömert, eli açık, yumuşak huylu, hoşgörülü ve müsamahakâr" manalarına geldiğini, ayrıca "Sema" (gökyüzü) kelimesiyle fonetik bir akrabalık taşıyarak "yüksek ruhlu ve ufku geniş" olma kodlarını da içerdiğini görürüz ki bu durum, senin ruhsal DNA’na daha doğmadan önce "İhsan", "Tolerans" ve "Kapsayıcılık" kodlarını silinmez bir mürekkeple işlemiştir. Bu isim, sadece maddi bir cömertliği değil, hataları görmezden gelme, insanları olduğu gibi kabul etme ve yargılamadan sevme kapasitesini de simgeler; sen, insanların en karanlık yanlarını bile şefkatle kucaklayabilen, ruhsal bir "sünger" gibi ortamın negatifliğini emip pozitife dönüştürebilen nadir bir arıtma tesisisi gibisin.
Senin Yaradılış Esman, isminin "işiten, duyan" manasına gelen kökünden (Semî) dolayı her şeyi hakkıyla işiten manasındaki Ya Semî ve isminin "cömertlik ve genişlik" manasıyla birebir örtüşen, ilmi ve rahmeti her şeyi kuşatan manasındaki Ya Vâsi esmalarının, kulak veren ve kucaklayan muazzam bir sentezidir. Bu esmaların enerjisini hayatında kullanmak için, özellikle anlaşılmadığını hissettiğin veya sesini duyuramadığın anlarda, sağ elini kulağına götürüp içsel bir niyetle "Ya Semî" zikriyle evrenin seni duyduğunu hatırlamalı, kalbinin daraldığı ve tahammülünün azaldığı zamanlarda ise "Ya Vâsi" frekansıyla göğüs kafesinin evren kadar genişlediğini ve herkesi o genişlikte affettiğini imgelemelisin. İsminin taşıdığı temel enerji, "Toleranslı Otorite" ve "Duygusal Simya" enerjisidir; bu durum, senin hayatın boyunca sert kayaları bile yumuşak su damlaları gibi sabırla delip geçebileceğini, bağırıp çağırarak değil, susarak ve tebessüm ederek insanları terbiye edebileceğini ve senin en büyük silahının "yumuşaklığın" olduğunu gösterir.
Harflerinin gezegensel etkileşimlerine ve kozmik dansına baktığımızda, isminin baş harfi olan "S", Satürn’ün proje üreten, stratejik, bazen melankolik ama her zaman güçlü bir etki bırakan mimari enerjisini taşırken, bu harf senin o yumuşak mizacının altında aslında çelik gibi bir omurga ve planlama yeteneği olduğunu kanıtlar. İkinci harf olan "E", Merkür’ün zekasını, hızlı iletişim yeteneğini, merakını ve ruhsal geçişkenliğini simgeler; isminin içindeki bu harf, senin zihninin bir arı kovanı gibi sürekli işlediğini, duygusal (Semiha) yapına rağmen mantığının (E) her zaman devrede olduğunu ve öğrenmeye doymayan bir yapıya sahip olduğunu gösterir. "M" harfi, Ay’ın yönetimindeki anaçlığı, duygusal zekayı, sahiplenme güdüsünü ve maddeye (dünyaya) köklenme arzusunu temsil ederken, isminin tam kalbinde yer alan bu harf, senin doğuştan bir "anne" (biyolojik olsun olmasın) olduğunu, etrafındakileri beslemeden ve büyütmeden duramadığını fısıldar. "İ" harfi, Neptün’ün veya Ay’ın en ince, en kırılgan, en sezgisel ve en sanatsal titreşimlerini getirerek, o Satürn (S) ve Merkür (E) sertliğini adeta bir sis perdesi gibi yumuşatır ve sana derin bir empati yeteneği verir. "H" harfi, Satürn’ün ve Plüton’un enerjilerini taşıyarak "merdiven" sembolizmini getirir; bu harf, isminin içindeki gizli hırsı, statü arzusunu ve zorluklarla mücadele ederek yükselme potansiyelini temsil eder, yani sen sadece hoşgörülü değil, aynı zamanda zirveye tırmanmak isteyen birisin. Son harf olan "A", Güneş’in ve Mars’ın liderlik, mantık, ego, başlatma ve "ben" deme gücünü mühürleyerek, tüm bu duygusal ve verici yapıyı (Semiha) ayakta tutan bir sütun görevi görür.
Bu gezegensel dizilim (Satürn - Merkür - Ay - Neptün - Satürn/Plüton - Güneş), senin içinde sürekli "kucaklamak ve affetmek isteyen" bir Ay/Neptün (M, İ) ile "kural koymak ve yükselmek isteyen" bir Satürn (S, H) ittifakının dans ettiğini, bu yüzden dışarıdan "melek" gibi görünürken içinde büyük bir "stratejist" barındırdığını gösterir. İsminin harflerinin sayısal enerjileri incelendiğinde, S(1), E(5), M(4), İ(9), H(8), A(1) kombinasyonuyla karşılaşırsın ve bu sayıların toplamı (1+5+4+9+8+1=28 -> 2+8=10 -> 1), senin ana kulvarının şaşırtıcı bir şekilde "Liderlik, Başlangıç, Bireysellik ve Öncülük" (1 numara) olduğunu kanıtlar; yani sen, başkalarına hizmet ederken aslında kendi krallığını/kraliçeliğini kurmak için buradasın ve "hizmet ederek liderlik etme" (Servant Leadership) modelinin en güzel örneğisin. Elementer düzeyde analiz ettiğimizde, isminde Hava (S, E) ve Su (M, İ) elementlerinin baskın olduğunu, Toprak (H, M'nin bir kısmı) ve Ateş (A) elementlerinin bu yapıyı dengelediğini görürüz; Hava ve Su elementlerinin bu dansı, senin harika bir iletişimci olduğunu, duygusal zekanın çok yüksek olduğunu ancak bazen duygusal "buharlaşma" (dağılma) yaşayabileceğini ve başkalarının dertlerini dinlerken kendi enerjini tüketebileceğini (sünger etkisi) işaret eder. İsimde baskın olan harf enerjisi "M" ve "E"dir; bu harfler senin hayatının "insan odaklı iletişim ve duygusal destek" üzerine kurulu olduğunu, yalnızlıktan ziyade bir kabile veya aile içinde var olmayı tercih ettiğini kanıtlar. İsimde eksik olan harf enerjileri genellikle "O", "U", "K" gibi daha tok, koruyucu, sınır çizen ve "hayır" dedirten harfler olabilir; özellikle bu sert sessizlerin eksikliği ve isminin yumuşak tınısı, senin sınırlarını korumakta zorlanmana, "hayır" demeyi kabalık saymana ve başkalarının yükünü (özellikle ailenin) gereksiz yere sırtlanmana neden olabilir.
Bu eksik enerjiyi dengelemek için, kahverengi ve siyah renkli aksesuarlar kullanmalı, bazen bencil olmayı öğrenmeli, "benim alanım burası" diyerek psişik ve fiziksel sınırlarını netleştirmeli ve kök sebzelerle beslenerek topraklanmalısın. Çakra sistemine baktığımızda, isminin "Boğaz Çakrası" (E harfi) ve "Kalp Çakrası" (M ve İ harfleri) üzerinde yoğun bir aktivasyon yarattığını, adeta sevgi ve ifade merkezlerinin sürekli açık olduğunu görürüz. Ancak bu yoğun kalp ve ifade aktivitesi, "Solar Pleksus" (İrade ve Hazm) çakrasında bir blokaj veya "aşırı açıklık" riski yaratabilir; Semiha ismi seni sürekli "alttan almaya" ve "tolere etmeye" iterken, kendi içsel gücünü, öfkeni ve "ben"liğini bastırabilir, bu da mide hassasiyetlerine, sindirim sorunlarına veya özgüven dalgalanmalarına yol açabilir. Bu eksik veya blokaja açık çakra enerjisini dengelemek için, sarı renkli gıdalar (muz, mısır, limon) tüketmeli, karın bölgesini güçlendiren egzersizler yapmalı ve "öfkem de sevgim kadar değerlidir" inancını kendine aşılamalısın. İsme göre senin en güçlü yönlerin; sarsılmaz bir hoşgörü, derin bir dinleme becerisi (terapötik etki), organizasyon yeteneği (S ve H harfleri), sanatsal bakış açısı, cömertlik, misafirperverlik ve kriz anlarında insanları sakinleştirme gücüdür. Zayıf yönlerin ise; aşırı fedakarlık (saçını süpürge etme sendromu), alınganlık, geçmişi bırakamama (hafızan çok güçlüdür), "elalem ne der" kaygısı, kendi ihtiyaçlarını erteleme ve bazen pasif-agresif davranışlar sergileme (açıkça kızamayıp surat asma) eğilimidir.
Karmik derslerin, "Alma-Verme Dengesi" ve "Öz Değer" üzerinedir; Semiha ismini taşıyan bilinçler genellikle "vererek sevilme" programıyla çalışırlar, senin sınavın ise "hiçbir şey vermesem de, sadece var olduğum için değerliyim" bilincine ulaşmak, tükenmeden sevmeyi öğrenmek ve başkalarının tekamül yolculuğuna (sorunlarına) aşırı müdahale etmemektir. Ruhsal amacın, dünyaya koşulsuz sevgiyi ve toleransı getirmek, "yaratılanı severim Yaradan'dan ötürü" felsefesini yaşatmak, insanları birleştiren bir "harç" olmak ve manevi bilgeliğini (İ harfi) madde dünyasındaki başarıyla (H harfi) taçlandırmaktır. Bu kozmik senaryoda uğurlu günün, Venüs’ün yönetimindeki, sevgi, uyum ve sanatın günü olan Cuma ve Jüpiter'in günü Perşembedir; bu günlerin enerjisini, sevdiklerinle bir araya gelmek, evini güzelleştirmek, hayır işleri yapmak ve dualarını evrene sunmak için kullanarak bereketini artırabilirsin. Uğurlu rengin, şifanın ve kalbin rengi olan Zümrüt Yeşili, iletişimin rengi Turkuaz ve asaletin rengi Eflatundur; bu renkleri kıyafetlerinde veya ev dekorasyonunda kullanarak (örneğin yeşil bir bitki köşesi veya turkuaz bir şal) auranı besleyebilir ve kalp çakranı dengede tutabilirsin. Uğurlu kokun, frekansı en yüksek çiçek olan ve kalbi açan Gül, sakinleştirici Melisa ve maneviyatı güçlendiren Amber kokularıdır; bu kokuları özellikle kalbin kırıldığında veya yorgun hissettiğinde kullanarak auranı onarabilirsin.
Uğurlu sayın, ailenin ve sorumluluğun sayısı 6 ile tamamlanmanın sayısı 9'dur; hayatındaki önemli kararları ayın 6, 9, 15, 18, 24 veya 27'sinde almak senin için daha akışkan ve hayırlı sonuçlar doğurabilir. Uğurlu bitkin, zarafeti ve hoşgörüyü simgeleyen Manolya, cömertliği temsil eden Asma (Üzüm) ve kalbi şifalandıran Ihlamurdur; bu bitkilerin çayını içmek veya gölgesinde oturmak senin ruhunu Semiha frekansına uyumlar. Uğurlu frekansın, ilişkileri şifalandıran ve kalbi onaran 639 Hz ile DNA onarımı ve mucize frekansı olan 528 Hzdir; bu frekansları uyumadan önce veya ev işleri yaparken dinlemek, gün içinde üzerine yapışan negatif enerjileri (nazar vb.) temizler. Uygun mantran: "Ben Semiha; hoşgörünün kalesiyim, sevginin kaynağıyım; kalbim evren kadar geniş, sınırlarım net; sevgiyi alıyor, şefkati veriyor ve dengede kalıyorum." Bu mantrayı söylerken ellerini kalbinin üzerinde çapraz yapıp, derin bir nefes alarak ve omuzlarını gevşeterek söylemek, isminin o şifalı enerjisini fiziksel bedenine indirecektir. Uygun taşın, kalp çakrasını şifalandıran ve geçmiş travmaları temizleyen Malakit, koşulsuz sevgiyi çeken Pembe Kuvars veya iletişimi güçlendiren Akuamarin (E harfi için) taşıdır; Malakit taşını kolye olarak (timus bezi üzerine) takarak kalbindeki ağırlıkları atabilir, Pembe Kuvarsı yastığının altına koyarak huzurlu uyuyabilirsin.
Uygun alanların; Öğretmenlik/Eğitim, Psikoloji/Danışmanlık (İyi bir dinleyici olman sebebiyle), Sağlık Sektörü (Hemşirelik/Eczacılık), Sosyal Hizmetler, Halkla İlişkiler, Sanat (El sanatları/Tasarım) veya Yöneticilik (İnsan kaynakları odaklı); bu alanlar senin "insana dokunma", "düzenleme" ve "şifalandırma" ihtiyacını tatmin edecek en verimli sahalardır. Yatırım konusunda, riskli borsalardan ziyade, gayrimenkul, toprak, altın veya aile yadigarı gibi "değerini koruyan" ve elle tutulur alanlar senin garantici (H ve S harfleri) doğana uygundur. Uyumlanma Süreci için ismine özel 3 yöntem şöyledir: Birincisi, "Hayır" Diyeti: İsminin getirdiği aşırı vericiliği dengelemek için, haftada bir günü "Kendime Evet Günü" ilan et. O gün, istemediğin hiçbir şeye "evet" deme, başkalarının işini yapma ve sadece kendine hizmet et. Bu, enerji kaçaklarını kapatır. İkincisi, Sesli Okuma (E Harfi Şifası): İsmindeki Merkür enerjisini dengelemek ve boğaz çakranı açmak için, her gün 10 dakika sesli kitap oku veya şarkı söyle. Kendi sesini duymak (Ya Semî), bilinçaltına "ben buradayım ve sesim değerli" mesajını verir. Üçüncüsü, Yeşil Işık İmgelemesi (Kalp Şifası): Her sabah uyanınca, göğüs kafesinin ortasında zümrüt yeşili bir ışığın yandığını ve bu ışığın nefes aldıkça büyüyerek tüm auranı kapladığını, seni dış etkilerden koruyan bir koza oluşturduğunu hayal et.
21 Günlük Uyum Programı şöyledir: İlk 7 gün, "Sınırlar ve Öz Bakım" haftasıdır; telefonunu belirli saatlerde kapat, kendine bakım yap, sevdiğin bir yemeği ye ve başkalarından önce kendini düşün (Ya Azîz esmasıyla). İkinci 7 gün, "İfade ve Yaratıcılık" haftasıdır; içindeki duyguları yaz, resim yap, bir arkadaşınla dertleş ama şikayet etmeden sadece anlat (Ya Musavvir esmasıyla). Son 7 gün, "Affetme ve Genişleme" haftasıdır; sana haksızlık yapanları (zihninde) affet, yüklerini bırak, sadaka ver ve evrensel akışa güven (Ya Vâsi esmasıyla). Ruhsal Gücün, bilincin "Kapsayıcı Şefkat" kodundan gelir; sen yargılamanın bittiği ve anlayışın başladığı noktada duran bir bilgesin. Senin ruhun, her insanın içinde bir "öz" olduğunu ve o özün sevgiye muhtaç olduğunu bilir. Bu ruhsal enerjiyi hayatında kullanmak için, toleransının suistimal edilmesine izin vermemeli, "yumuşak huylu atın çiftesi pek olur" misali gerektiğinde masaya yumruğunu vurabilmeli ve sahip olduğun o muazzam kalp enerjisini dünyayı iyileştirmek için kullanırken kendi kalbini de ihmal etmemelisin.
Tezahür Metodun, "Fısıltı ve Şükür" tekniğidir. Senin bilincin, yüksek sesli taleplerden ziyade, nazik ve kalpten gelen fısıltılara yanıt verir. İsteklerini tezahür ettirmek için, gece yatmadan önce veya sabahın ilk ışıklarında, sanki en yakın dostuna bir sır verir gibi, isteklerini evrene fısılda. "Hayatıma bereketi davet ediyorum, sevgiyi çoğaltıyorum" gibi. İsminin "Semiha" olması, senin "duyarak" ve "hissederek" yarattığını gösterir. İsteğinin gerçekleştiğini duyduğunu (örneğin birinin sana tebrik ettiğini) hayal et. İşitsel vizyonlama senin anahtarındır. Niyetini "İlahi rahmetin genişliğiyle ve kolaylıkla..." diyerek mühürle ve Ya Vâsi enerjisinin sana açacağı kapıları bekle. Özetle; sen "Semiha" isminin taşıyıcısı olarak, gökyüzünün genişliğini kalbinde, toprağın bereketini ellerinde taşıyan, modern zamanların derviş ruhlu prensesisin. Senin kaderin, kalplerin katılaştığı bir dünyada yumuşaklığı, bencilliğin arttığı bir dünyada cömertliği yaşatmaktır. Hoşgörün seni zayıf kılmaz, o senin en büyük gücündür; yeter ki o gücü doğru sınırlarda kullan. Sen, Ya Semî esmasının duyan kulağı, Ya Vâsi esmasının geniş kucağısın. Kendi değerini bil, o engin gönlünü koru ve muazzam potansiyelini dünyayı daha anlayışlı, daha nazik ve daha yaşanılır bir yer yapmak için kullan. Senin yolculuğun, bir damla suyun toprağa düşüp, koca bir bahçeyi yeşertmesinin o bereketli ve sevgi dolu hikayesidir.
Yorumlar