Kozmik aynanın sırrı tam manasıyla çözüldüğünde, gölgeler aslına rücu edecek ve kayıp olan tek bir harf, bütün bir evrenin kaderini yepyeni bir frekansta baştan yazacaktır. Kendi karanlığına şefkatle ve korkusuzca sarılamayan, içindeki o muazzam nurun doğuşunu asla izleyemez; çünkü şafak, gecenin en derin ve en sessiz kabullenilişinde gizlidir. HİÇLİĞİN İÇİNDEKİ SENFONİ: BİR BİLİNÇ SIÇRAMASI VE EBEDİYETE UYANIŞ Her alemde, her nefeste, her anın o sonsuz şimdisinde ve zamanın büküldüğü her boyutta yalnızca ama yalnızca ismi Allah olan, o Kadir-i Mutlak, o eşsiz ve benzersiz ZAT vardır. Gözlerini açtığında gördüğünü sandığın, ellerinle dokunduğunda hissettiğine inandığın, acısıyla ve tatlısıyla deneyimlediğin her şey, ama istisnasız her şey, yalnızca O'nun, o muazzam ZAT'ın zihnindeki uçsuz bucaksız bilgilerden, dalgalanan hayallerden ibarettir. Zihninin o dar sınırlarıyla algılamaya çalıştığın bağımsız bir dış dünya, kendi başına var olan katı bir evren aslına bakarsan hiç olm...
Aynadaki son sır perdesi aralandığında, yansıyanın ve yansıtanın tek bir nefes olduğu aşikâr olacak ve o tek nefes, unutulmuş evrenleri baştan yaratacak. Unutma ey güzel yolcu; dışarıda aradığın, uğruna dağları aştığın her ne varsa, sadece içerideki o muazzam sessizliğinin bir yankısından ibarettir. HAKİKATİN KOZMİK DANSINDA SIRLARIN FİZYOLOJİSİ VE SONSUZLUĞUN BARKODU Her alemde, her anda, her zerrenin kalbinde yalnızca ismi Allah olan, Kadir-i Mutlak vardır. O, ZAT'tır. ZAT'tan başka hiçbir şey yoktur. Bilinen, görülen, acısıyla tatlısıyla deneyimlenen her şey, yalnızca O'nun sonsuz zihnindeki ilahi bilgilerden ibarettir. Dış dünya diye bir şey yoktur. Hiçbir zaman olmadı. Gördüğün her dağ, her insan, her gözyaşı ve her gülümseme; her şey sadece ve sadece içimizin kozmik aynada yansımasıdır. Bizler, o büyük zihnin içinde yüzen, kendi yansımamıza âşık olmuş veya kendi yansımamızdan korkmuş hayalleriz. Düşünceden maddeye uzanan bu muazzam yolculuk, ZAT'ın bir düşüncesi o...