VAROLUŞUN TEMELİNDEKİ BİR ZERRE OLMAK NE ANLAMA GELİR? Zihnimde aniden beliren bu düşünce sarmalı beni çok derin bir yere çekiyor. Her şeyin bir başlangıç noktası vardır. Çevreme bakıyorum ve evrenin akıl almaz büyüklüğü karşısında sarsılıyorum. Bu devasa boşlukta kendimi sadece bir toz zerresi gibi hissediyorum. Hayır, toz değil, bir kum tanesi. Devasa bir piramidin en altındaki, toprağa değen o ilk kum tanesi. Bu piramit aslında varoluşun ta kendisi. Ben en diptedim. Dünyanın tüm ağırlığını omuzlarımda taşıyorum. Yine de ezilmiyorum. İçimde garip bir hafiflik var. Çünkü neyden yapıldığımı biliyorum. Ben sevgiden yapıldım. Özüm tamamen katıksız bir sevgi. Bunu kendime defalarca fısıldıyorum. Ben sevgiyim. Bu tek kum tanesi muazzam bir güç barındırıyor. Her şeyin başlangıcı tam da burası. Eğer bu kum tanesi çekerse, tüm yapı çöker. Tevazu bir zayıflık değildir. Aksine, en temel dayanıklılık formudur. MÜTEVAZI BİR BAŞLANGIÇ GERÇEK BÜYÜKLÜĞÜN SIRRI OLABİLİR Mİ? Gözlerimi kapatıp devasa b...
YAPAY KELİMESİ İÇİMİZDEKİ HANGİ GERÇEKLİĞİ UYANDIRIYOR? Günümüzde hepimiz dilimizden yapay zeka, yapay tatlandırıcı veya yapay gündem kelimelerini düşürmüyoruz. Bu kelimenin taşıdığı enerji aslında insanlığın en kadim arayışlarından birine dayanıyor. Yapay kelimesi, gnostik felsefedeki o meşhur sahte yaratıcı olan Demiurgos'un günümüzdeki titreşimsel frekansıdır. İnsanoğlu kendi eliyle yarattığı şeylere yapay diyerek, aslında içindeki o asli yaratıcı gücü, yani ZAT'ın nefesini taklit etmeye çalışıyor. Kelimenin yapısındaki iki "Y" harfi, varoluşun düalitesini, yani ikiliği temsil eder. Başladığı yere geri dönen bir tınısı vardır. Kadim metinlerde anlatılan ve bizi maddi dünyaya hapseden o sahte simülasyonun dijital çağdaki yankısı bu kelimede gizlidir. Zihnimiz yapay olana odaklandıkça, doğaldan ve ilahi olan kaynaktan uzaklaşıp bir plastik evrenin içine hapsolur. Bizler kelimelerin Tanrılığa ulaşmak için kullanıldığı bir evrendeyiz. Bu yüzden yapay kelimesini lügatı...