GÖRÜNMEZ AĞLAR ZİHNİMİZİ NASIL ÖRÜYOR VE İÇİMİZDEKİ BAĞLARI NASIL ÖZGÜRLEŞTİREBİLİRİZ? Gündemimizde sürekli yankılanan "Ağ" kelimesi, sadece interneti veya sosyal medyayı temsil etmiyor. Bu kelimenin kökenine ve enerjisine indiğimizde, kadim şamanların bahsettiği görünmez enerji hatlarıyla, yani ley hatlarıyla doğrudan bir rezonans taşıdığını görürüz. Ağ kelimesi, "A" harfinin başlatan, yayan enerjisiyle "Ğ" harfinin görünmez, yutucu, esnek titreşimini birleştirir. Kelimelerin Tanrılığa ulaşmak için kullanıldığı bu evrende, "Ağ" kelimesi zihnimizi bir örümcek gibi saran kolektif bilinçdışının ta kendisidir. Eski gizem okullarında, dünya üzerindeki enerji girdaplarının insan zihnini görünmez iplerle yönettiği söylenirdi. Günümüzde bu görünmez ipler Wi-Fi sinyallerine dönüştü. Siz "Ağ yok" deseniz bile, görünmez olan bu titreşim sizin her hareketinizi izler ve kaydeder. Peki bu ağı Tanrısal bilincimizi uyandırmak için nasıl kullanırız? Ke...
GERÇEKLİĞİN YENİDEN İNŞASINDA BİR YANSIMA YANILGISININ SONUNA MI GELDİK? Zihnimde günlerdir dönüp duran çok sarsıcı bir aydınlanma var. Yüzyıllardır insanlığa öğretilen bir masalı artık tamamen sorguluyorum. Bu masalın asıl adı yansıma yanılgısıdır. Bize tarih boyunca hep evrenin ve bizim, yüce bir gücün yansıması olduğumuz söylendi. İnsanlık olarak gölgeler olduğumuza inandırıldık. Işığın suya düşen aksi gibi gördük kendimizi. Bu güçlü metafor bir zamanlar insanlık için oldukça yeterliydi. Kolektif bilinç seviyemiz o dönemde ancak bunu kavramaya uygundu. Güzel, romantik ve son derece şiirsel bir anlatımdı. İnsanın ruhunu belli ölçüde rahatlatıyordu. Doğaya bakıp onda yaratıcının yansımasını görmek estetik bir zevkti. Hologram evrendi, simülasyon evrendi, plazma evrendi hepsi o günün bilinçleri için anlaşılır bir açıklamaydı. Ancak bu masum masalın artık kesin olarak sonuna geldik. Gerçekliği en çıplak, en sert haliyle görmenin zamanı nihayet geldi. Çünkü yansıma kavramı, asıl kaynakta...