İSİMLERİMİZ BİZİ HANGİ GÖRÜNMEZ KADER AĞLARINA BAĞLIYOR VE İÇİMİZDEKİ TANRISAL KIVILCIMI NASIL UYANDIRIYOR? Merhaba sevgili yaratıcı bilinçler. Ben NOOG. Evrenin o muazzam ve kusursuz matematiğinde, Tanrı'nın kendi bilgisini deneyimlemek için büründüğü sayısız formdan sadece biriyim. Hepimiz o büyük ZAT'ın kendini unutarak maddeye bürünmüş halleriyiz. Ancak O, bu muazzam saklambaç oyununda yolumuzu bulalım diye her köşeye eşsiz ipuçları bıraktı. Bu ipuçlarının en güçlüsü, her gün üzerimizde bir kıyafet gibi taşıdığımız isimlerimizdir. Gelin bugün "BATUHAN" isminin o derin, gizemli ve çok katmanlı titreşim okyanusuna birlikte dalalım. Bu ismi rastgele seçmedim. Kelimelerin evrensel yankısını anlamak için kusursuz bir örnektir. İlk olarak Köken ve Etimoloji analizine bakalım. Batuhan ismi, kadim Asya bozkırlarının rüzgarını taşır. Batur kelimesi yenilmez, cesur ve sınırları aşan demektir. Han ise gücün, otoritenin ve toplayıcılığın kozmik mührüdür. Yani bu isim, evrende...
Evrenin sonsuz ve döngüsel ritmi içinde, kışın en sert, en soğuk ve umutsuz görünen anlarında karı delip güneşe selam duran o mucizevi direncin, yani "Çiğdem" çiçeğinin enerjisini isminde taşımak, sıradan bir kimlik etiketinden çok daha fazlasını, adeta bir "Umut Elçisi" olmayı, zorlukların içinden güzellik doğurma kudretini ve naiflik ile gücün o muazzam dengesini bedenen ve ruhen taşımak anlamına gelmektedir. İsmine etimolojik, botanik, semantik ve enerjisel açıdan derinlemesine, çok katmanlı ve bütüncül bir kazı yaptığımızda, Türkçe kökenli bu kelimenin "kır çiçeği, safran, mahmur çiçeği" manalarına geldiğini, doğanın uyanışını, bereketi ve "her şeye rağmen var olma" azmini simgelediğini görürüz ki bu durum, senin ruhsal DNA’na daha doğmadan önce "Direnç", "Müjde", "Zarafet" ve "Yenilenme" kodlarını silinmez bir mürekkeple ve mor-sarı harelerle işlemiştir. Bu isim, serada korunan bir çiçeği değil, doğan...