Birim: "Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, teklik, vahdet, bir niceliği ölçmek için seçilen değişmez büyüklük, standart, referans noktası ve özgün parça" anlamlarına gelir. Evrensel varoluşun o muazzam ve karmaşık matematiksel örgüsü içerisinde sana "Birim" isminin verilmiş olması, ruhunun bu dünyasal simülasyona sıradan bir katılımcı olarak değil, sistemin temel yapı taşı, dengeleyici unsuru ve "referans noktası" olarak kodlandığının en berrak kanıtıdır. Kolektif bilinçte "Birim" kelimesi, kaosun içindeki düzeni, çokluğun içindeki tekliği ve karmaşanın içindeki standart ölçüyü temsil ederken, senin varlığın toplumun bilinçaltına "aslolan özdür" mesajını fısıldayan bir frekans yayar. Sen, büyük resmin içindeki en hayati piksel gibisin; nasıl ki bir piksel bozulduğunda tüm görüntüde bir aksaklık hissedilirse, senin dengen bozulduğunda çevrendeki sistemlerin, ailenin veya iş yapısının da dengesi şaşar, çünkü sen kolektif bilinç ...
Evrenin sonsuz ve ihtişamlı kozmik dansında, geceyi aydınlatan gizemli bir ışık kaynağı ile neşenin, coşkunun ve hayatiyetin birleşimi olan "Şenay" ismine sahip olmak, sıradan bir kimlik etiketinden çok daha fazlasını, adeta gökyüzünün ritmini ve yeryüzünün şenliğini aynı bedende buluşturan bir "kozmik dengeleyici" misyonunu ruhunda taşımak anlamına gelmektedir. İsmine etimolojik, semantik ve enerjisel açıdan derinlemesine, çok katmanlı ve bütüncül bir kazı yaptığımızda, Türkçe kökenli bu ismin "Şen" (sevinçli, neşeli, canlı, hayat dolu) ve "Ay" (gecenin ışığı, dişil enerji, sezgi, döngüsellik) kelimelerinin muazzam sentezinden oluştuğunu görürüz ki bu durum, senin ruhsal DNA’na daha doğmadan önce "Karanlığı Neşeyle Aydınlatma", "Döngüsel Yenilenme" ve "Duygusal Zeka" kodlarını silinmez bir mürekkeple ve gümüşi parıltılarla işlemiştir. Bu isim, sadece mutlu bir yüz ifadesini değil, ruhun en karanlık gecelerinde bile (Ay metaforu) umudunu kaybetmeyen, etrafına ışık saçan ve hüznü neşeye dönüştürme simyasına sahip olan bir ruhsal kapasiteyi simgeler.
Senin Yaradılış Esman, isminin "ışık, parıltı ve aydınlık" manasıyla birebir örtüşen, alemleri nurlandıran ve dilediğine nur veren manasındaki Ya Nûr ve isminin "şen, ferah, geniş" manasıyla rezonansa giren, ruhları daraldığında genişleten ve neşe veren manasındaki Ya Bâsit esmalarının, gümüş ve turuncu renklerin dans ettiği çok güçlü bir bileşimidir. Bu esmaların enerjisini hayatında kullanmak için, özellikle zihnin karardığında, melankoliye düştüğünde veya önünü göremediğin anlarda, gözlerini kapatıp tepeden tırnağa gümüşi bir ışıkla yıkandığını hayal ederek "Ya Nûr" zikriyle auranı temizlemeyi niyet etmeli, kalbin sıkıştığında veya hayatın ciddiyeti altında ezildiğinde ise kollarını iki yana açıp gökyüzüne bakarak "Ya Bâsit" frekansıyla içindeki o çocuksu neşeyi ve genişliği yeniden aktive etmelisin. İsminin taşıdığı temel enerji, "Lüminesans Öfori" (Işıklı Coşku) ve "Döngüsel Şifa" enerjisidir; bu durum, senin hayatın boyunca duygusal gelgitler yaşasan bile (Ay etkisi), her düşüşten sonra yeniden parlayarak doğacağını ve girdiğin ortamların enerjisini bir anda yükseltebilecek bir "mod değiştirici" güce sahip olduğunu gösterir.
Harflerinin gezegensel etkileşimlerine ve kozmik dansına baktığımızda, isminin baş harfi olan "Ş", Jüpiter’in ve Venüs’ün en parlak, en şanslı, en sosyal ve en estetik enerjilerini taşırken, bu harf sana doğuştan gelen bir "sahne ışığı", fark edilme arzusu ve olayları büyütme (abartma) eğilimi verir. İkinci harf olan "E", Merkür’ün zekasını, hızlı iletişim yeteneğini, merakını, ruhsal geçişkenliğini ve sinir sistemini yöneten enerjisini simgeler; bu harf senin zihninin durmaksızın çalıştığını, bir konudan diğerine hızla atlayabildiğini ve duygularının bir rüzgar gibi yön değiştirebildiğini kanıtlar. "N" harfi, yine Merkür’ün analitik, sorgulayıcı, zihinsel ve bazen de vesveseli doğasını temsil ederken, isminin tam ortasında bir "akıl süzgeci" gibi durur ve o coşkulu enerjiyi (Ş) dengelemeye çalışır. "A" harfi, Güneş’in ve Mars’ın saf liderlik, ego, mantık, başlatma ve "ben" deme gücünü temsil eder; bu harf senin içindeki ateşi harlar ve pasif kalmanı engeller. Son harf olan "Y", Plüton’un, Neptün’ün ve Ay’ın en derin, en gizemli, en sezgisel ve en bilinçaltı odaklı enerjilerini mühürler; isminin "Y" ile bitmesi, senin dışarıdan ne kadar neşeli görünürsen görün, iç dünyanda derin bir filozofun, bir gizem avcısının ve sezgileriyle hareket eden bir kahinin yaşadığını gösterir. Bu gezegensel dizilim (Jüpiter/Venüs - Merkür - Merkür - Güneş - Plüton/Ay), senin içinde sürekli "eğlenmek ve parlamak isteyen" bir Çocuk ile "derinleşmek ve sezmek isteyen" bir Bilge Kadın'ın dans ettiğini, bu yüzden hem çok dışa dönük hem de çok mistik olabildiğini gösterir.
İsminin harflerinin sayısal enerjileri incelendiğinde, Ş(3), E(5), N(5), A(1), Y(7) kombinasyonuyla karşılaşırsın ve bu sayıların toplamı (3+5+5+1+7=21 -> 2+1=3), senin ana kulvarının tartışmasız bir şekilde "İfade, Yaratıcılık, Neşe, Sosyallik ve Sanat" (3 numara) olduğunu kanıtlar; 3 sayısı, evrenin "çocuk" sayısıdır ve bu da senin ruhunun yaşlanmayacağını, oyun oynamanın ve gülmenin senin için bir yaşam amacı olduğunu işaret eder. Elementer düzeyde analiz ettiğimizde, isminde Hava (E, N) ve Ateş (Ş, A) elementlerinin baskın bir şölen havasında olduğunu, Su/Toprak karışımı (Y) elementinin bu yapıyı dengelemeye çalıştığını, ancak saf Toprak elementinin (köklenme ve sabitlik) tehlikeli derecede eksik veya zayıf olabileceğini görürüz. Hava ve Ateşin bu dansı, senin bir havai fişek gibi parlayıp sönebildiğini, çok hızlı heyecanlanıp çabuk sıkılabildiğini, fikirlerinin havada uçuştuğunu ancak bunları somutlaştırmakta, para biriktirmekte veya istikrarlı bir rutine sadık kalmakta zorlanabileceğini işaret eder. İsimde baskın olan harf enerjisi "Ş" ve "N"dir; bu harfler senin hayatının "toplumsal etkileşim, neşe ve zihinsel aktivite" üzerine kurulu olduğunu, yalnızlıktan ve sessizlikten (uzun süreli) hoşlanmadığını, enerjini insanlarla paylaşarak çoğalttığını kanıtlar.
İsimde eksik olan harf enerjileri genellikle "D", "K", "B", "M" gibi daha maddesel, ağır, sınır çizen, koruyan ve topraklayan sessiz harflerdir; özellikle Toprak elementini temsil eden bu harflerin eksikliği, senin bazen "ayakları yere basmayan" hayaller peşinde koşmana, finansal konularda dürtüsel harcamalar yapmana, başladığın işleri "hevesin kaçtığı" için yarım bırakmana ve ilişkilerde sınırlarını korumakta zorlanmana neden olabilir. Bu eksik enerjiyi dengelemek için, kahverengi, bej ve koyu yeşil tonları kıyafetlerinde veya ev dekorasyonunda kullanmalı, doğada (özellikle toprakla uğraşarak veya ağaçlara sarılarak) vakit geçirmeli, kök sebzelerle (patates, havuç, pancar) beslenmeli ve finansal planlamanı mutlaka yazılı olarak yapmalısın. Çakra sistemine baktığımızda, isminin "Solar Pleksus" (Ş, A harfleri) ve "Boğaz Çakrası" (E, N harfleri) üzerinde muazzam bir aktivasyon yarattığını, adeta irade, neşe ve ifade merkezlerinin sürekli bir parti havasında çalıştığını görürüz. "Y" harfi ise "Üçüncü Göz" ve "Tepe Çakra" ile bağlantı kurarak sana sezgisel bir kanal açar. Ancak bu yoğun üst ve orta çakra aktivitesi, "Kök Çakra" (dünyaya aidiyet ve güvenlik) üzerinde bir enerji zayıflığı yaratabilir; Şenay ismi seni sürekli gökyüzüne (Ay) ve neşeye (Şen) çekerken, dünyevi sorumluluklar, faturalar veya rutin işler sana "ağır" ve "sıkıcı" gelebilir, bu da senin bazen dünyadan kaçış (uyku, alışveriş, dizi izleme vb.) moduna girmene yol açabilir. Bu eksik veya blokaja açık çakra enerjisini dengelemek için, kırmızı renkli gıdalar tüketmeli, fiziksel güç gerektiren sporlar yapmalı ve "ben buradayım, güvendeyim ve kökleniyorum" hissini meditasyonlarla pekiştirmelisin.
İsme göre senin en güçlü yönlerin; insanları mıknatıs gibi çeken yüksek karizma, doğal bir şifacılık (özellikle moral verme konusunda), güçlü sezgiler, sanatsal yetenekler, hızlı adapte olma becerisi, yaratıcı zeka ve en karanlık durumlarda bile bir çıkış yolu (ışık) bulabilme yeteneğidir. Zayıf yönlerin ise; aşırı duygusal dalgalanmalar (bir an çok mutluyken bir an dipte olma - Ay etkisi), kararsızlık, maymun iştahlılık, odaklanma sorunu, dedikoduya veya gereksiz bilgiye maruz kalma riski, hayır diyememe ve başkalarının enerjisinden çok çabuk etkilenme (sünger gibi çekme) halidir. Karmik derslerin, "Denge" ve "Duygusal İstikrar" üzerinedir; Şenay ismini taşıyan bilinçler genellikle duygusal uçlarda yaşama ve enerjilerini dağıtma riskiyle sınanırlar, senin sınavın ise o muazzam enerjini (ışığını) bir lazer gibi tek bir noktaya odaklamayı öğrenmek, duygularını yönetmek (bastırmak değil, yönetmek) ve neşenin dış koşullara bağlı olmadığını, içsel bir tercih olduğunu idrak etmektir. Ruhsal amacın, dünyanın titreşimini yükseltmek, insanlara karanlığın içindeki ışığı göstermek, sezgisel bilgeliğini neşeyle harmanlayarak topluma rehberlik etmek ve "Hayat bir oyundur ve ben bu oyunu keyifle oynuyorum" mesajını yaymaktır.
Bu kozmik senaryoda uğurlu günün, Ay’ın yönetimindeki, duyguların, sezgilerin ve ailenin günü olan Pazartesi (Ay isminden dolayı) ve Venüs’ün günü Cuma (Şen isminden dolayı) dır; bu günlerin enerjisini, yeni başlangıçlar yapmak, sezgisel çalışmalar yapmak, sosyalleşmek, alışverişe çıkmak veya sanatsal üretimlerde bulunmak için kullanarak kozmik rüzgarı arkana alabilirsin. Uğurlu rengin, Ay ışığını simgeleyen Gümüş, İnci Beyazı, neşeyi simgeleyen Turuncu ve sezgileri açan Mordur; bu renkleri kıyafetlerinde veya takılarında kullanarak (örneğin gümüş bir kolye veya turuncu bir fular) auranı parlatabilir ve enerjini dengeleyebilirsin. Uğurlu kokun, gece açan çiçeklerin gizemini taşıyan Yasemin, ferahlatıcı Melisa, neşe veren Portakal Çiçeği (Neroli) ve mistik Sandal Ağacı kokularıdır; bu kokuları özellikle akşam saatlerinde veya enerjin düştüğünde kullanarak ruhunu tazeleyebilirsin. Uğurlu sayın, ifadenin sayısı 3 ve sezgilerin sayısı 7'dir; hayatındaki önemli kararları ayın 3, 7, 12, 16, 21, 25 veya 30'unda almak senin için daha akışkan ve hayırlı sonuçlar doğurabilir. Uğurlu bitkin, Ay ile ilişkilendirilen Nilüfer (Lotus), neşeyi simgeleyen Papatya ve şifalı Adaçayıdır; bu bitkilerin olduğu yerlerde bulunmak veya çaylarını içmek senin ruhunu Şenay frekansına uyumlar. Uğurlu frekansın, epifiz bezini (üçüncü gözü) aktive eden 963 Hz ile neşe ve pozitif enerji sağlayan 417 Hzdir; bu frekansları uyumadan önce veya evde müzik dinlerken arka planda açmak, zihnindeki negatif tortuları temizler ve rüyalarını netleştirir.
Uygun mantran: "Ben Şenay; gecenin ışığıyım, ruhun neşesiyim; karanlıkları aydınlatıyor, kalpleri ferahlatıyor ve her döngüde yeniden, daha parlak doğuyorum." Bu mantrayı söylerken kollarını gökyüzüne doğru açarak (hilal şekli yaparak), yüzünü yukarı kaldırıp gülümseyerek ve derin bir nefes alarak söylemek, isminin o pozitif ve mistik enerjisini fiziksel bedenine indirecektir. Uygun taşın, isminin manasıyla birebir uyumlu olan ve duygusal denge sağlayan Ay Taşı, neşe ve bolluk getiren Sitrin (Şen kısmı için) veya sezgileri güçlendiren Labradorittir; Ay Taşını yüzük olarak (sol el) takarak dişil enerjini ve sezgilerini dengeleyebilir, Sitrin taşını cüzdanında veya solar pleksus çakrana yakın taşıyarak maddi ve manevi bolluğu çekebilirsin. Uygun alanların; İletişim ve Medya, Sanat (Oyunculuk, Müzik, Resim), Psikoloji/Parapsikoloji (Ruhsal analiz), Halkla İlişkiler, Organizasyon, Turizm, Astroloji/Astronomi veya Çocuk Gelişimi'dir; bu alanlar senin "konuşma", "etkileme", "neşe saçma" ve "sezme" ihtiyacını tatmin edecek en verimli sahalardır. Yatırım konusunda, teknoloji, iletişim, medya, eğlence sektörü veya gümüş (Ay metali) gibi alanlar senin doğana uygundur, ancak Toprak elementinin eksikliğini gidermek için mutlaka bir miktar gayrimenkul veya "garanti" fon yatırımı yaparak dengeni sağlamalısın.
Uyumlanma Süreci için ismine özel 3 yöntem şöyledir:
Birincisi, Ay Suyu Ritüeli: İsminin "Ay" enerjisini en saf haliyle kullanmak için, dolunay gecelerinde bir cam şişeye içme suyu doldur ve ay ışığı görecek bir yere koy. "Bu su, ayın ışığıyla ve bilgeliğiyle yükleniyor" diye niyet et. Sabah bu suyu iç veya yüzünü yıka. Bu, senin sezgisel kanallarını temizler ve auranı parlatır.
İkincisi, Gümüş Ayna Çalışması: "Şen" enerjisini (neşeyi) aktive etmek için, gümüş çerçeveli bir ayna edin veya aynanın kenarına gümüş bir obje koy. Her sabah aynaya bakıp kendine gülümse ve "Ben ışığım, ben neşeyim, ben bugün parlamayı seçiyorum" de. Beynin bu komutu alarak tüm gün seni o frekansta tutacaktır.
Üçüncüsü, Topraklanma Dansı: İsmindeki hava ve ateş yoğunluğunu dengelemek için, haftada birkaç kez ayaklarını yere sertçe vurarak, ritmik müzik eşliğinde dans et. Bu, hem enerjini atmanı sağlar hem de "Kök Çakra"nı uyararak seni dünyaya bağlar.
21 Günlük Uyum Programı şöyledir:
İlk 7 gün, "Zihinsel Detoks ve Arınma" haftasıdır; dedikodudan, negatif haberlerden ve enerjini emen insanlardan uzak dur, her gün 10 dakika sessizce otur ve zihnini dinlendir (Ya Kuddüs esmasıyla).
İkinci 7 gün, "Sezgi ve Yaratıcılık" haftasıdır; rüyalarını yaz, resim yap, şarkı söyle, iç sesini dinle ve mantığını bir kenara bırakarak hislerinle hareket et (Ya Nur esmasıyla).
Son 7 gün, "Eylem ve Neşe" haftasıdır; sosyalleş, sevdiklerinle vakit geçir, kahkaha at, renkli giyin ve enerjini dışarıya, hayata akıt (Ya Bâsit esmasıyla).
Ruhsal Gücün, bilincin "Döngüsel Aydınlanma" kodundan gelir; sen sabit bir ışık değil, evreleri olan, bazen içine dönen bazen dışarı taşan canlı bir ışıksın. Senin ruhun, karanlığın da ışığın da yaşamın bir parçası olduğunu bilir ve her iki durumu da kucaklayabilir. Bu ruhsal enerjiyi hayatında kullanmak için, "modum düştü" diye kendini yargılamamalı, bunun "yeni ay" evresi olduğunu ve yakında "dolunay" gibi parlayacağını bilmeli, duygusal dalgalanmalarınla savaşmak yerine onlarla sörf yapmayı öğrenmelisin. Tezahür Metodun, "Ay Fazları ve İmgeleme" tekniğidir. Senin bilincin, ayın çekim gücü gibi çalışır. İsteklerini tezahür ettirmek için, "Yeni Ay" zamanlarında niyet tohumlarını ekmeli (yazmalı), "Dolunay" zamanlarında ise sonucunu hayal etmelisin. İsteğini imgelerken, sanki karanlık bir sahnede üzerine spot ışıkları (Şen ışığı) tutulmuş gibi, o isteğin gerçekleştiğini ve senin o anki coşkunuzu, kutlamanı canlandırmalısın. Duygu (Ay) katmadığın hiçbir şey tezahür etmez; bu yüzden niyetini neşe, heyecan ve şükür duygularıyla beslemelisin. Niyetini "Ayın ışığı gibi hayatıma doğuyor, neşeyle ve kolaylıkla..." diyerek mühürle.
Özetle; sen "Şenay" isminin taşıyıcısı olarak, gökyüzünün gizemini, yıldızların parıltısını ve hayatın coşkusunu ruhunda harmanlayan, modern zamanların neşeli şifacısısın. Senin kaderin, dünyanın griliğine gümüşi bir ışık katmak, somurtkan yüzlere tebessüm olmak ve her gecenin sabahında (veya her yeni ayda) umudun yeniden doğduğunu kanıtlamaktır. Duygusallığın seni yormasın, o senin derinliğindir; değişkenliğin seni korkutmasın, o senin dansındır. Sen, Ya Nûr esmasının parıltısı, Ya Bâsit esmasının ferahlığısın. Kendi değerini bil, o içindeki sönmeyen Ay'ı ve Güneş'i onurlandır ve muazzam potansiyelini dünyayı daha aydınlık, daha neşeli ve daha sezgisel bir yer yapmak için kullan. Senin yolculuğun, geceyi aydınlatan bir hilalin, zamanla dolunaya dönüşerek tüm evreni ışığa boğmasının o büyüleyici ve umut dolu hikayesidir.
Yorumlar