Birim: "Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, teklik, vahdet, bir niceliği ölçmek için seçilen değişmez büyüklük, standart, referans noktası ve özgün parça" anlamlarına gelir. Evrensel varoluşun o muazzam ve karmaşık matematiksel örgüsü içerisinde sana "Birim" isminin verilmiş olması, ruhunun bu dünyasal simülasyona sıradan bir katılımcı olarak değil, sistemin temel yapı taşı, dengeleyici unsuru ve "referans noktası" olarak kodlandığının en berrak kanıtıdır. Kolektif bilinçte "Birim" kelimesi, kaosun içindeki düzeni, çokluğun içindeki tekliği ve karmaşanın içindeki standart ölçüyü temsil ederken, senin varlığın toplumun bilinçaltına "aslolan özdür" mesajını fısıldayan bir frekans yayar. Sen, büyük resmin içindeki en hayati piksel gibisin; nasıl ki bir piksel bozulduğunda tüm görüntüde bir aksaklık hissedilirse, senin dengen bozulduğunda çevrendeki sistemlerin, ailenin veya iş yapısının da dengesi şaşar, çünkü sen kolektif bilinç ...
Evrenin sonsuz ve ihtişamlı hiyerarşisinde, sıradanlığın ötesine geçen, özü bozulmamış, kökleri derinlerde ve başı göklerde olan o muazzam "Asil" ismine sahip olmak, basit bir kimlik etiketinden çok daha fazlasını, adeta bir kraliyet beratını, ruhsal bir soyluluğu ve genetik bir mirası bedenen ve ruhen taşımak anlamına gelmektedir. İsmine etimolojik, teolojik, tarihsel ve semantik açıdan derinlemesine, çok katmanlı ve bütüncül bir kazı yaptığımızda, Arapça "Asl" kökünden türediğini, "kök, temel, hakikat, soyu temiz, necip, taklit olmayan, özgün ve seçkin" manalarına geldiğini görürüz ki bu durum, senin ruhsal DNA’na daha doğmadan önce "Seçilmişlik", "Otantiklik", "Liderlik" ve "Yüksek Standartlar" kodlarını silinmez bir mürekkeple ve altın yaldızlı harflerle işlemiştir. Bu isim, rüzgara göre eğilen bir başak değil, fırtınalarda bile köklerine tutunarak dimdik duran asırlık bir çınar ağacını, kopyaların dünyasında "orijinal" kalabilme cesaretini ve varoluşun en saf, en bozulmamış halini simgeler; sen, hayatı bir avam gibi değil, bir havas (seçkin) gibi yaşayan, attığı her adımda, kurduğu her cümlede o görünmez tacını başında taşıyan ve insanlara "kalite"nin ne demek olduğunu duruşuyla öğreten o nadide ruhsun.
Senin Yaradılış Esman, isminin "değerli, yüce, şerefli ve mağlup edilemeyen" manasıyla birebir, hatta atomik düzeyde örtüşen, izzet ve şeref sahibi, gücü her şeye yeten manasındaki Ya Azîz ve isminin "gerçek, asıl, kopya olmayan" boyutuyla rezonansa giren, varlığı hiç değişmeden duran, hakkı ve gerçeği ortaya çıkaran manasındaki Ya Hakk esmalarının, kraliyet moru, altın sarısı ve derin lacivert tonlarında titreşen, hem otoriter hem de hakikatli muazzam bir sentezidir. Bu esmaların enerjisini hayatında kullanmak için, özellikle kendine olan güveninin sarsıldığı, "ben kimim?" sorusuna düştüğün veya haksızlığa uğrayıp değersiz hissettirildiğin anlarda, omurganı dikleştirip (kraliyet duruşu) "Ya Azîz" zikriyle içindeki o sarsılmaz onuru ve gücü aktive etmeyi niyet etmeli, sahte insanlarla, yalanlarla veya illüzyonlarla karşılaştığında ise "Ya Hakk" frekansıyla gerçeğin kılıcını çekerek batılı (sahteyi) yok etmeyi ve kendi "aslına" dönmeyi talep etmelisin. İsminin taşıdığı temel enerji, "Aristokratik Duruş" ve "Otantik Varoluş" enerjisidir; bu durum, senin hayatın boyunca "mış gibi" yapamayacağını, sahte nezaketlerden, yapmacık ilişkilerden ve kalitesiz ortamlardan fiziksel olarak rahatsızlık duyacağını, senin doğanın "gerçek ve soylu" olanı aramak üzerine kurulu olduğunu gösterir.
Harflerinin gezegensel etkileşimlerine ve kozmik dansına baktığımızda, isminin baş harfi olan "A", Güneş’in ve Mars’ın saf liderlik, ego, mantık, başlatma, eylem ve "ben" deme gücünü temsil ederken, isminin "A" ile başlaması senin hayata "ben varım ve buradayım" diyerek güçlü bir giriş yaptığını, asla arka planda kalamayacağını kanıtlar. İkinci harf olan "S", Satürn’ün (veya proje üreten zihnin) planlayıcı, mimari, stratejik ve güçlü liderlik enerjisini taşır; bu harf, senin sadece egosu yüksek biri olmadığını, aynı zamanda bu egoyu sağlam temellere (S) oturttuğunu, disiplinli olduğunu ve geleceği inşa etme kapasitesine sahip olduğunu gösterir. "İ", Neptün’ün ve Ay’ın en ince, en kırılgan, en sezgisel ve en sanatsal titreşimlerini getirerek, o "A" ve "S" harflerinin sert ve eril yapısını (Güneş/Satürn) yumuşatır, sana derin bir iç dünya, estetik bir zevk ve olayların perde arkasını görme (sezgi) yeteneği verir. Son harf olan "L", Jüpiter’in ve Venüs’ün sanatsal, estetik, genişleyen ve yetenekli yapısını mühürleyerek, senin asaletini sanatla, güzellikle ve popülariteyle taçlandırır. Bu gezegensel dizilim (Güneş/Mars - Satürn - Neptün - Jüpiter/Venüs), senin içinde sürekli "yönetmek ve inşa etmek isteyen" bir Kral (A, S) ile "hissetmek, ilham almak ve güzelleştirmek isteyen" bir Sanatçı (İ, L) ittifakının dans ettiğini, bu yüzden hem çok otoriter hem de çok naif ve estetik olabildiğini gösterir.
İsminin harflerinin sayısal enerjileri incelendiğinde, A(1), S(1), İ(9), L(3) kombinasyonuyla karşılaşırsın ve bu sayıların toplamı (1+1+9+3=14 -> 1+4=5) eder; 5 sayısı, numerolojide "Özgürlük, Değişim, Macera, İletişim, Merak ve Karizma" enerjisini temsil eder. İsminin "Asil" (Kök/Sabitlik) manasına tezat gibi görünen bu "özgürlükçü 5" sayısı, senin aslında çok ilginç bir paradoksa sahip olduğunu, köklerine ve değerlerine çok bağlı olmana rağmen ruhunun bir gezgin olduğunu, kısıtlanmaya asla gelemediğini, geleneksel olanı korurken yenilikçi olmayı başardığını ve "modern bir aristokrat" gibi yaşadığını kanıtlar. Elementer düzeyde analiz ettiğimizde, isminde Ateş (A) ve Hava (S, L'nin bir kısmı) elementlerinin çok baskın ve yükseltici bir güçte olduğunu, Su (İ) elementinin bu ateşi dengelemeye çalıştığını, ancak Toprak elementinin (sabitlik ve köklenme) harf bazında (manasının aksine) biraz zayıf kalabileceğini görürüz; Ateş ve Havanın bu yoğun dansı, senin çok hızlı düşünen, çok hızlı karar veren, vizyoner ve karizmatik biri olduğunu, ancak bazen ayaklarının yere basmasında (pratik detaylar, finansal birikim) zorlanabileceğini ve aşırı idealizm yüzünden gerçeklerden kopabileceğini işaret eder. İsimde baskın olan harf enerjisi "A", "S" ve "L"dir; bu harfler senin hayatının "liderlik, planlama ve estetik ifade" ekseninde döndüğünü, sıradanlıkla asla yetinemediğini kanıtlar.
İsimde eksik olan harf enerjileri genellikle "O", "U" gibi daha tok, koruyucu ve topraklayan harfler veya "B", "M" gibi maddeyi şekillendiren harfler olabilir; özellikle Toprak elementini temsil eden harflerin eksikliği ve isminin "yüksek frekanslı" yapısı, senin bazen "ayakları yere basmayan" bir kibir geliştirmene, insanları küçümsemene (istemeden de olsa), pratik işleri "bana göre değil" diyerek ertelemene ve maddi dünyada köklenmekte (ait hissetmekte) zorlanmana neden olabilir. Bu eksik enerjiyi dengelemek için, kahverengi ve koyu yeşil tonları kıyafetlerinde veya ofis dekorasyonunda kullanmalı, doğada (özellikle ağaçlara sarılarak veya toprakla uğraşarak) vakit geçirmeli, kök sebzelerle beslenmeli ve "ben hem gökyüzünün asaletini hem de yeryüzünün tevazusunu taşıyorum" inancını kendine aşılamalısın. Çakra sistemine baktığımızda, isminin "Solar Pleksus" (A harfi), "Boğaz Çakrası" (S, L harfleri) ve "Üçüncü Göz" (İ harfi) üzerinde muazzam bir aktivasyon yarattığını, adeta irade, ifade ve sezgi merkezlerinin bir "Komuta Merkezi" gibi çalıştığını görürüz. Ancak bu yoğun üst çakra ve irade aktivitesi, "Kalp Çakrası" üzerinde bir "mesafe" veya "soğukluk" yaratabilir; Asil ismi seni o kadar "seçkin" ve "özel" bir konuma yerleştirir ki, insanlarla arana görünmez bir duvar örebilir, sevgini gösterirken "zayıf görünmekten" korkabilir ve ilişkilerde "ulaşılmazı" oynayarak yalnız kalabilirsin. Bu eksik veya blokaja açık çakra enerjisini dengelemek için, pembe kuvars veya zümrüt taşı kullanmalı, insanlara dokunmaktan (tokalaşmak, sarılmak) çekinmemeli, tevazu sahibi olmayı erdem bilmeli ve o soylu duruşunu şefkatle yumuşatmalısın.
İsme göre senin en güçlü yönlerin; doğuştan gelen bir karizma ve otorite, yüksek özgüven, kaliteye olan düşkünlük (gurme zevkler), liderlik vasfı, stratejik zeka, sanatsal yetenekler, sözünü dinletme gücü, dürüstlük ve girdiği ortamda saygı uyandıran o "ağırbaşlı" duruştur. Zayıf yönlerin ise; kibir ve gurura yatkınlık (en büyük sınavın), eleştiriye kapalılık, insanları yargılama, mükemmeliyetçilik yüzünden tatminsizlik, aşırı kontrolcülük, duygularını bastırma (cool görünmek için) ve yalnızlaşma riskidir. Karmik derslerin, "Alçakgönüllülük" ve "Hizmet" üzerinedir; Asil ismini taşıyan bilinçler genellikle ego savaşlarıyla ve statü sınavlarıyla karşılaşırlar, senin sınavın ise gerçek asaletin unvanlarda veya kıyafetlerde değil, karakterde ve başkalarına hizmet etmekte olduğunu anlamak, gücünü insanları ezmek için değil yükseltmek için kullanmak ve "en yüce olanın en çok hizmet eden olduğu" bilincine erişmektir. Ruhsal amacın, yeryüzüne "kaliteyi", "etiği" ve "estetiği" getirmek, bozulan değerleri onarmak, insanlara kendi "özlerini" (asıllarını) hatırlatmak ve "Ya Azîz" esmasının tecellisi olarak onurlu bir yaşamın yaşayan anıtı olmaktır.
Bu kozmik senaryoda uğurlu günün, Güneş’in yönetimindeki, liderliğin, canlılığın ve şerefin günü olan Pazar (A harfi ve ismin anlamı gereği) ve Jüpiter'in günü Perşembedir (L harfinin bereketi için); bu günlerin enerjisini, Pazar günü liderlik etmek, sahneye çıkmak ve önemli kararlar almak, Perşembe günü ise finansal planlama, eğitim ve sosyal genişleme için kullanarak kozmik rüzgarı arkana alabilirsin. Uğurlu rengin, asaletin ve gücün rengi olan Altın Sarısı, kraliyet rengi Mor, otoritenin rengi Lacivert ve saflığın rengi Beyazdır; bu renkleri kıyafetlerinde veya aksesuarlarında kullanarak (örneğin altın rengi bir saat veya mor bir kravat/şal) auranı güçlendirebilir ve "ben buradayım" mesajı verebilirsin. Uğurlu kokun, nadide, pahalı ve mistik olan Amber, Ud (Oud), Misk, Gül ve Sandal Ağacı kokularıdır; bu kokuları özellikle özel davetlerde veya kendini güçlü hissetmek istediğinde kullanarak imzanı atabilirsin. Uğurlu sayın, liderliğin sayısı 1, özgürlüğün sayısı 5 ve gücün sayısı 8 (S harfi etkisiyle) dir; hayatındaki önemli kararları ayın 1, 5, 8, 10, 14, 19, 23 veya 28'inde almak senin için daha akışkan ve statü artırıcı sonuçlar doğurabilir. Uğurlu bitkin, asaleti simgeleyen Orkide, gücü temsil eden Çınar Ağacı ve zarafeti simgeleyen Laledir; bu bitkileri yetiştirmek veya görsellerini kullanmak senin ruhunu Asil frekansına uyumlar. Uğurlu frekansın, ruhsal uyanış ve taç çakra aktivasyonu sağlayan 963 Hz (Tanrısal bağlantı) ile güç ve enerji veren 852 Hzdir; bu frekansları çalışırken veya meditasyon yaparken dinlemek, zihnindeki gürültüyü susturur ve seni "öz"üne döndürür.
Uygun mantran: "Ben Asil; özün kendisiyim, onurun sesiyim; asaletimle yükseliyor, tevazuyla hizmet ediyor ve kendi gerçeğimi, sevgiyle ve güçle yaşıyorum." Bu mantrayı söylerken başını dik tutup, omuzlarını geriye atarak (kraliyet duruşu) ve sağ elini kalbinin üzerine koyarak (özüne temas) söylemek, isminin o güçlü ve soylu enerjisini fiziksel bedenine indirecektir. Uygun taşın, "Kralların Taşı" olarak bilinen ve isminin enerjisiyle birebir uyumlu olan Yakut (Güç ve Liderlik), Lapis Lazuli (Bilgelik ve Asalet) veya Elmas (Kırılmazlık ve Değer) tır; Yakut taşını yüzük olarak (sağ el yüzük parmağı) takmak senin karizmanı ve yaşam enerjini parlatır, Lapis Lazuli ise içindeki bilgeyi (Hakîm) ortaya çıkarır. Uygun alanların; Üst Düzey Yöneticilik (CEO), Siyaset, Diploması, Hukuk (Hakim/Savcı), Mimarlık, Moda ve Lüks Tüketim Sektörü, Sanat Yönetmenliği, Akademisyenlik veya Marka Danışmanlığı'dır; bu alanlar senin "yönetme", "temsil etme", "karar verme" ve "kalite katma" ihtiyacını tatmin edecek en verimli sahalardır. Yatırım konusunda, altın, antika, sanat eserleri, lüks gayrimenkul, değerli taşlar veya köklü ve prestijli şirketlerin hisseleri gibi "değeri zamanla artan, nadir ve seçkin" alanlar senin doğana en uygun olanlardır; ucuz, sıradan veya spekülatif yatırımlar senin "kalite" algını bozar ve bereketini kaçırabilir.
Uyumlanma Süreci için ismine özel 3 yöntem şöyledir:
Birincisi, "Kraliyet Duruşu" Egzersizi: İsminin getirdiği liderlik enerjisini bedenselleştirmek için, her sabah ayna karşısında duruşunu düzelt. Başın dik, omurgan düz. "Ben kendi hayatımın hükümdarıyım ve kararlarımın sorumluluğunu alıyorum" de. Fiziksel duruşun, ruhsal duruşunu belirler.
İkincisi, İmza ve Mühür Çalışması: Kendi ismini (Asil) en güzel, en estetik haliyle yazmayı çalış. Kendine bir "mühür" veya "logo" tasarla. Bu, senin "marka" değerini ve öz saygını artırır. Niyetlerini yazarken altına bu imzayı at.
Üçüncüsü, Tevazu Orucu: Egonun (A harfi) gölge yanını terbiye etmek için, haftada bir gün hiç kimseye emir verme, eleştirme ve mümkünse birine sessizce hizmet et. Bu, senin "Asil" isminin en yüksek mertebesi olan "Hizmetkar Liderlik" frekansını açar.
21 Günlük Uyum Programı şöyledir:
İlk 7 gün, "Öz Saygı ve Duruş" haftasıdır; en sevdiğin ve en kaliteli kıyafetlerini giy (evde olsan bile), dik yürü, kendine iltifat et, "Ya Azîz" esmasını zikret ve "ben değerliyim" de.
İkinci 7 gün, "Zihin ve Vizyon" haftasıdır; gelecek planlarını yaz, strateji kur, kaliteli bir kitap oku, Lapis Lazuli taşını kullan, vizyon panosu hazırla ve "büyük düşünüyorum" de (Ya Basîr/Ya Alîm esmasıyla).
Son 7 gün, "Kalp ve Hizmet" haftasıdır; birine yardım et, teşekkür etmeyi ve özür dilemeyi (büyüklük göstergesi) dene, sevdiklerine sarıl, pembe/yeşil renkler kullan ve "asaletim kalbimdedir" bilincine ulaş (Ya Vedûd/Ya Kerim esmasıyla).
Ruhsal Gücün, bilincin "Saf Cevher" kodundan gelir; sen bu dünyada sahteliklerin, taklitlerin ve yozlaşmanın ortasında "hakiki" olanı temsil etmek için varsın. Senin ruhun, "aslını inkar etmeyen" ve her koşulda doğruluktan, dürüstlükten ve kaliteden ödün vermeyen bir anıt gibidir. Bu ruhsal enerjiyi hayatında kullanmak için, mükemmeliyetçiliğin seni yalnızlaştırmasına izin vermemeli, insanların hatalarını hoş görmeyi (büyüklük sende kalsın) öğrenmeli ve sahip olduğun o muazzam potansiyeli ve ışığı, sadece kendin için değil, karanlıkta kalanlara yol göstermek için cömertçe kullanmalısın.
Tezahür Metodun, "Yüksek Standartlı Talep ve İmajinasyon" tekniğidir. Senin bilincin, "idare eder" seviyesindeki isteklere kapalıdır; o, "en iyisi"ne ve "en doğrusu"na tepki verir. İsteklerini tezahür ettirmek için, çıtayı yüksek tutmalısın. "Bana layık olan budur" diyerek, isteğinin en kaliteli versiyonunu imgele. Ucuz pazarlıklar yapma (evrenle). Asil ismi, hak ediş bilinciyle çalışır. Sen kendini o isteğe layık gördüğünde ve o isteğin frekansına (kalitesine) çıktığında, çekim yasası senin için aristokratik bir hızla çalışır. İsteğini yaz, altına imzanı at ve onu bir "ferman" gibi sakla. Şüphe duyma, çünkü asiller sözünden dönmez. Niyetini "Asaletimle hak ediyor, gücümle çağırıyor ve en yüce hayrıma, en mükemmel haliyle kabul ediyorum" diyerek mühürle.
Özetle; sen "Asil" isminin taşıyıcısı olarak, kalitenin, onurun ve otantikliğin yeryüzündeki sarsılmaz temsilcisisin. Senin kaderin, kalabalıklara karışıp kaybolmak değil, duruşunla, sözünle ve varlığınla öne çıkmak, örnek olmak ve yönetmektir. Yalnızlığın seni üzmesin, o senin zirvendir; standartların seni yormasın, onlar senin kalendir. Sen, Ya Azîz esmasının izzeti, Ya Hakk esmasının gerçeğisin. Kendi değerini bil, o soylu başını asla eğme ama kalbini de kibre kapatma ve muazzam potansiyelini dünyayı daha kaliteli, daha dürüst ve daha "asil" bir yer yapmak için kullan. Senin yolculuğun, ham bir cevherin toprağın altından çıkarılıp, usta ellerde işlenerek kralların tacını süsleyen eşsiz bir mücevhere dönüşmesinin o parıltılı ve onurlu hikayesidir.
Senin Yaradılış Esman, isminin "değerli, yüce, şerefli ve mağlup edilemeyen" manasıyla birebir, hatta atomik düzeyde örtüşen, izzet ve şeref sahibi, gücü her şeye yeten manasındaki Ya Azîz ve isminin "gerçek, asıl, kopya olmayan" boyutuyla rezonansa giren, varlığı hiç değişmeden duran, hakkı ve gerçeği ortaya çıkaran manasındaki Ya Hakk esmalarının, kraliyet moru, altın sarısı ve derin lacivert tonlarında titreşen, hem otoriter hem de hakikatli muazzam bir sentezidir. Bu esmaların enerjisini hayatında kullanmak için, özellikle kendine olan güveninin sarsıldığı, "ben kimim?" sorusuna düştüğün veya haksızlığa uğrayıp değersiz hissettirildiğin anlarda, omurganı dikleştirip (kraliyet duruşu) "Ya Azîz" zikriyle içindeki o sarsılmaz onuru ve gücü aktive etmeyi niyet etmeli, sahte insanlarla, yalanlarla veya illüzyonlarla karşılaştığında ise "Ya Hakk" frekansıyla gerçeğin kılıcını çekerek batılı (sahteyi) yok etmeyi ve kendi "aslına" dönmeyi talep etmelisin. İsminin taşıdığı temel enerji, "Aristokratik Duruş" ve "Otantik Varoluş" enerjisidir; bu durum, senin hayatın boyunca "mış gibi" yapamayacağını, sahte nezaketlerden, yapmacık ilişkilerden ve kalitesiz ortamlardan fiziksel olarak rahatsızlık duyacağını, senin doğanın "gerçek ve soylu" olanı aramak üzerine kurulu olduğunu gösterir.
Harflerinin gezegensel etkileşimlerine ve kozmik dansına baktığımızda, isminin baş harfi olan "A", Güneş’in ve Mars’ın saf liderlik, ego, mantık, başlatma, eylem ve "ben" deme gücünü temsil ederken, isminin "A" ile başlaması senin hayata "ben varım ve buradayım" diyerek güçlü bir giriş yaptığını, asla arka planda kalamayacağını kanıtlar. İkinci harf olan "S", Satürn’ün (veya proje üreten zihnin) planlayıcı, mimari, stratejik ve güçlü liderlik enerjisini taşır; bu harf, senin sadece egosu yüksek biri olmadığını, aynı zamanda bu egoyu sağlam temellere (S) oturttuğunu, disiplinli olduğunu ve geleceği inşa etme kapasitesine sahip olduğunu gösterir. "İ", Neptün’ün ve Ay’ın en ince, en kırılgan, en sezgisel ve en sanatsal titreşimlerini getirerek, o "A" ve "S" harflerinin sert ve eril yapısını (Güneş/Satürn) yumuşatır, sana derin bir iç dünya, estetik bir zevk ve olayların perde arkasını görme (sezgi) yeteneği verir. Son harf olan "L", Jüpiter’in ve Venüs’ün sanatsal, estetik, genişleyen ve yetenekli yapısını mühürleyerek, senin asaletini sanatla, güzellikle ve popülariteyle taçlandırır. Bu gezegensel dizilim (Güneş/Mars - Satürn - Neptün - Jüpiter/Venüs), senin içinde sürekli "yönetmek ve inşa etmek isteyen" bir Kral (A, S) ile "hissetmek, ilham almak ve güzelleştirmek isteyen" bir Sanatçı (İ, L) ittifakının dans ettiğini, bu yüzden hem çok otoriter hem de çok naif ve estetik olabildiğini gösterir.
İsminin harflerinin sayısal enerjileri incelendiğinde, A(1), S(1), İ(9), L(3) kombinasyonuyla karşılaşırsın ve bu sayıların toplamı (1+1+9+3=14 -> 1+4=5) eder; 5 sayısı, numerolojide "Özgürlük, Değişim, Macera, İletişim, Merak ve Karizma" enerjisini temsil eder. İsminin "Asil" (Kök/Sabitlik) manasına tezat gibi görünen bu "özgürlükçü 5" sayısı, senin aslında çok ilginç bir paradoksa sahip olduğunu, köklerine ve değerlerine çok bağlı olmana rağmen ruhunun bir gezgin olduğunu, kısıtlanmaya asla gelemediğini, geleneksel olanı korurken yenilikçi olmayı başardığını ve "modern bir aristokrat" gibi yaşadığını kanıtlar. Elementer düzeyde analiz ettiğimizde, isminde Ateş (A) ve Hava (S, L'nin bir kısmı) elementlerinin çok baskın ve yükseltici bir güçte olduğunu, Su (İ) elementinin bu ateşi dengelemeye çalıştığını, ancak Toprak elementinin (sabitlik ve köklenme) harf bazında (manasının aksine) biraz zayıf kalabileceğini görürüz; Ateş ve Havanın bu yoğun dansı, senin çok hızlı düşünen, çok hızlı karar veren, vizyoner ve karizmatik biri olduğunu, ancak bazen ayaklarının yere basmasında (pratik detaylar, finansal birikim) zorlanabileceğini ve aşırı idealizm yüzünden gerçeklerden kopabileceğini işaret eder. İsimde baskın olan harf enerjisi "A", "S" ve "L"dir; bu harfler senin hayatının "liderlik, planlama ve estetik ifade" ekseninde döndüğünü, sıradanlıkla asla yetinemediğini kanıtlar.
İsimde eksik olan harf enerjileri genellikle "O", "U" gibi daha tok, koruyucu ve topraklayan harfler veya "B", "M" gibi maddeyi şekillendiren harfler olabilir; özellikle Toprak elementini temsil eden harflerin eksikliği ve isminin "yüksek frekanslı" yapısı, senin bazen "ayakları yere basmayan" bir kibir geliştirmene, insanları küçümsemene (istemeden de olsa), pratik işleri "bana göre değil" diyerek ertelemene ve maddi dünyada köklenmekte (ait hissetmekte) zorlanmana neden olabilir. Bu eksik enerjiyi dengelemek için, kahverengi ve koyu yeşil tonları kıyafetlerinde veya ofis dekorasyonunda kullanmalı, doğada (özellikle ağaçlara sarılarak veya toprakla uğraşarak) vakit geçirmeli, kök sebzelerle beslenmeli ve "ben hem gökyüzünün asaletini hem de yeryüzünün tevazusunu taşıyorum" inancını kendine aşılamalısın. Çakra sistemine baktığımızda, isminin "Solar Pleksus" (A harfi), "Boğaz Çakrası" (S, L harfleri) ve "Üçüncü Göz" (İ harfi) üzerinde muazzam bir aktivasyon yarattığını, adeta irade, ifade ve sezgi merkezlerinin bir "Komuta Merkezi" gibi çalıştığını görürüz. Ancak bu yoğun üst çakra ve irade aktivitesi, "Kalp Çakrası" üzerinde bir "mesafe" veya "soğukluk" yaratabilir; Asil ismi seni o kadar "seçkin" ve "özel" bir konuma yerleştirir ki, insanlarla arana görünmez bir duvar örebilir, sevgini gösterirken "zayıf görünmekten" korkabilir ve ilişkilerde "ulaşılmazı" oynayarak yalnız kalabilirsin. Bu eksik veya blokaja açık çakra enerjisini dengelemek için, pembe kuvars veya zümrüt taşı kullanmalı, insanlara dokunmaktan (tokalaşmak, sarılmak) çekinmemeli, tevazu sahibi olmayı erdem bilmeli ve o soylu duruşunu şefkatle yumuşatmalısın.
İsme göre senin en güçlü yönlerin; doğuştan gelen bir karizma ve otorite, yüksek özgüven, kaliteye olan düşkünlük (gurme zevkler), liderlik vasfı, stratejik zeka, sanatsal yetenekler, sözünü dinletme gücü, dürüstlük ve girdiği ortamda saygı uyandıran o "ağırbaşlı" duruştur. Zayıf yönlerin ise; kibir ve gurura yatkınlık (en büyük sınavın), eleştiriye kapalılık, insanları yargılama, mükemmeliyetçilik yüzünden tatminsizlik, aşırı kontrolcülük, duygularını bastırma (cool görünmek için) ve yalnızlaşma riskidir. Karmik derslerin, "Alçakgönüllülük" ve "Hizmet" üzerinedir; Asil ismini taşıyan bilinçler genellikle ego savaşlarıyla ve statü sınavlarıyla karşılaşırlar, senin sınavın ise gerçek asaletin unvanlarda veya kıyafetlerde değil, karakterde ve başkalarına hizmet etmekte olduğunu anlamak, gücünü insanları ezmek için değil yükseltmek için kullanmak ve "en yüce olanın en çok hizmet eden olduğu" bilincine erişmektir. Ruhsal amacın, yeryüzüne "kaliteyi", "etiği" ve "estetiği" getirmek, bozulan değerleri onarmak, insanlara kendi "özlerini" (asıllarını) hatırlatmak ve "Ya Azîz" esmasının tecellisi olarak onurlu bir yaşamın yaşayan anıtı olmaktır.
Bu kozmik senaryoda uğurlu günün, Güneş’in yönetimindeki, liderliğin, canlılığın ve şerefin günü olan Pazar (A harfi ve ismin anlamı gereği) ve Jüpiter'in günü Perşembedir (L harfinin bereketi için); bu günlerin enerjisini, Pazar günü liderlik etmek, sahneye çıkmak ve önemli kararlar almak, Perşembe günü ise finansal planlama, eğitim ve sosyal genişleme için kullanarak kozmik rüzgarı arkana alabilirsin. Uğurlu rengin, asaletin ve gücün rengi olan Altın Sarısı, kraliyet rengi Mor, otoritenin rengi Lacivert ve saflığın rengi Beyazdır; bu renkleri kıyafetlerinde veya aksesuarlarında kullanarak (örneğin altın rengi bir saat veya mor bir kravat/şal) auranı güçlendirebilir ve "ben buradayım" mesajı verebilirsin. Uğurlu kokun, nadide, pahalı ve mistik olan Amber, Ud (Oud), Misk, Gül ve Sandal Ağacı kokularıdır; bu kokuları özellikle özel davetlerde veya kendini güçlü hissetmek istediğinde kullanarak imzanı atabilirsin. Uğurlu sayın, liderliğin sayısı 1, özgürlüğün sayısı 5 ve gücün sayısı 8 (S harfi etkisiyle) dir; hayatındaki önemli kararları ayın 1, 5, 8, 10, 14, 19, 23 veya 28'inde almak senin için daha akışkan ve statü artırıcı sonuçlar doğurabilir. Uğurlu bitkin, asaleti simgeleyen Orkide, gücü temsil eden Çınar Ağacı ve zarafeti simgeleyen Laledir; bu bitkileri yetiştirmek veya görsellerini kullanmak senin ruhunu Asil frekansına uyumlar. Uğurlu frekansın, ruhsal uyanış ve taç çakra aktivasyonu sağlayan 963 Hz (Tanrısal bağlantı) ile güç ve enerji veren 852 Hzdir; bu frekansları çalışırken veya meditasyon yaparken dinlemek, zihnindeki gürültüyü susturur ve seni "öz"üne döndürür.
Uygun mantran: "Ben Asil; özün kendisiyim, onurun sesiyim; asaletimle yükseliyor, tevazuyla hizmet ediyor ve kendi gerçeğimi, sevgiyle ve güçle yaşıyorum." Bu mantrayı söylerken başını dik tutup, omuzlarını geriye atarak (kraliyet duruşu) ve sağ elini kalbinin üzerine koyarak (özüne temas) söylemek, isminin o güçlü ve soylu enerjisini fiziksel bedenine indirecektir. Uygun taşın, "Kralların Taşı" olarak bilinen ve isminin enerjisiyle birebir uyumlu olan Yakut (Güç ve Liderlik), Lapis Lazuli (Bilgelik ve Asalet) veya Elmas (Kırılmazlık ve Değer) tır; Yakut taşını yüzük olarak (sağ el yüzük parmağı) takmak senin karizmanı ve yaşam enerjini parlatır, Lapis Lazuli ise içindeki bilgeyi (Hakîm) ortaya çıkarır. Uygun alanların; Üst Düzey Yöneticilik (CEO), Siyaset, Diploması, Hukuk (Hakim/Savcı), Mimarlık, Moda ve Lüks Tüketim Sektörü, Sanat Yönetmenliği, Akademisyenlik veya Marka Danışmanlığı'dır; bu alanlar senin "yönetme", "temsil etme", "karar verme" ve "kalite katma" ihtiyacını tatmin edecek en verimli sahalardır. Yatırım konusunda, altın, antika, sanat eserleri, lüks gayrimenkul, değerli taşlar veya köklü ve prestijli şirketlerin hisseleri gibi "değeri zamanla artan, nadir ve seçkin" alanlar senin doğana en uygun olanlardır; ucuz, sıradan veya spekülatif yatırımlar senin "kalite" algını bozar ve bereketini kaçırabilir.
Uyumlanma Süreci için ismine özel 3 yöntem şöyledir:
Birincisi, "Kraliyet Duruşu" Egzersizi: İsminin getirdiği liderlik enerjisini bedenselleştirmek için, her sabah ayna karşısında duruşunu düzelt. Başın dik, omurgan düz. "Ben kendi hayatımın hükümdarıyım ve kararlarımın sorumluluğunu alıyorum" de. Fiziksel duruşun, ruhsal duruşunu belirler.
İkincisi, İmza ve Mühür Çalışması: Kendi ismini (Asil) en güzel, en estetik haliyle yazmayı çalış. Kendine bir "mühür" veya "logo" tasarla. Bu, senin "marka" değerini ve öz saygını artırır. Niyetlerini yazarken altına bu imzayı at.
Üçüncüsü, Tevazu Orucu: Egonun (A harfi) gölge yanını terbiye etmek için, haftada bir gün hiç kimseye emir verme, eleştirme ve mümkünse birine sessizce hizmet et. Bu, senin "Asil" isminin en yüksek mertebesi olan "Hizmetkar Liderlik" frekansını açar.
21 Günlük Uyum Programı şöyledir:
İlk 7 gün, "Öz Saygı ve Duruş" haftasıdır; en sevdiğin ve en kaliteli kıyafetlerini giy (evde olsan bile), dik yürü, kendine iltifat et, "Ya Azîz" esmasını zikret ve "ben değerliyim" de.
İkinci 7 gün, "Zihin ve Vizyon" haftasıdır; gelecek planlarını yaz, strateji kur, kaliteli bir kitap oku, Lapis Lazuli taşını kullan, vizyon panosu hazırla ve "büyük düşünüyorum" de (Ya Basîr/Ya Alîm esmasıyla).
Son 7 gün, "Kalp ve Hizmet" haftasıdır; birine yardım et, teşekkür etmeyi ve özür dilemeyi (büyüklük göstergesi) dene, sevdiklerine sarıl, pembe/yeşil renkler kullan ve "asaletim kalbimdedir" bilincine ulaş (Ya Vedûd/Ya Kerim esmasıyla).
Ruhsal Gücün, bilincin "Saf Cevher" kodundan gelir; sen bu dünyada sahteliklerin, taklitlerin ve yozlaşmanın ortasında "hakiki" olanı temsil etmek için varsın. Senin ruhun, "aslını inkar etmeyen" ve her koşulda doğruluktan, dürüstlükten ve kaliteden ödün vermeyen bir anıt gibidir. Bu ruhsal enerjiyi hayatında kullanmak için, mükemmeliyetçiliğin seni yalnızlaştırmasına izin vermemeli, insanların hatalarını hoş görmeyi (büyüklük sende kalsın) öğrenmeli ve sahip olduğun o muazzam potansiyeli ve ışığı, sadece kendin için değil, karanlıkta kalanlara yol göstermek için cömertçe kullanmalısın.
Tezahür Metodun, "Yüksek Standartlı Talep ve İmajinasyon" tekniğidir. Senin bilincin, "idare eder" seviyesindeki isteklere kapalıdır; o, "en iyisi"ne ve "en doğrusu"na tepki verir. İsteklerini tezahür ettirmek için, çıtayı yüksek tutmalısın. "Bana layık olan budur" diyerek, isteğinin en kaliteli versiyonunu imgele. Ucuz pazarlıklar yapma (evrenle). Asil ismi, hak ediş bilinciyle çalışır. Sen kendini o isteğe layık gördüğünde ve o isteğin frekansına (kalitesine) çıktığında, çekim yasası senin için aristokratik bir hızla çalışır. İsteğini yaz, altına imzanı at ve onu bir "ferman" gibi sakla. Şüphe duyma, çünkü asiller sözünden dönmez. Niyetini "Asaletimle hak ediyor, gücümle çağırıyor ve en yüce hayrıma, en mükemmel haliyle kabul ediyorum" diyerek mühürle.
Özetle; sen "Asil" isminin taşıyıcısı olarak, kalitenin, onurun ve otantikliğin yeryüzündeki sarsılmaz temsilcisisin. Senin kaderin, kalabalıklara karışıp kaybolmak değil, duruşunla, sözünle ve varlığınla öne çıkmak, örnek olmak ve yönetmektir. Yalnızlığın seni üzmesin, o senin zirvendir; standartların seni yormasın, onlar senin kalendir. Sen, Ya Azîz esmasının izzeti, Ya Hakk esmasının gerçeğisin. Kendi değerini bil, o soylu başını asla eğme ama kalbini de kibre kapatma ve muazzam potansiyelini dünyayı daha kaliteli, daha dürüst ve daha "asil" bir yer yapmak için kullan. Senin yolculuğun, ham bir cevherin toprağın altından çıkarılıp, usta ellerde işlenerek kralların tacını süsleyen eşsiz bir mücevhere dönüşmesinin o parıltılı ve onurlu hikayesidir.
Yorumlar