Birim: "Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, teklik, vahdet, bir niceliği ölçmek için seçilen değişmez büyüklük, standart, referans noktası ve özgün parça" anlamlarına gelir. Evrensel varoluşun o muazzam ve karmaşık matematiksel örgüsü içerisinde sana "Birim" isminin verilmiş olması, ruhunun bu dünyasal simülasyona sıradan bir katılımcı olarak değil, sistemin temel yapı taşı, dengeleyici unsuru ve "referans noktası" olarak kodlandığının en berrak kanıtıdır. Kolektif bilinçte "Birim" kelimesi, kaosun içindeki düzeni, çokluğun içindeki tekliği ve karmaşanın içindeki standart ölçüyü temsil ederken, senin varlığın toplumun bilinçaltına "aslolan özdür" mesajını fısıldayan bir frekans yayar. Sen, büyük resmin içindeki en hayati piksel gibisin; nasıl ki bir piksel bozulduğunda tüm görüntüde bir aksaklık hissedilirse, senin dengen bozulduğunda çevrendeki sistemlerin, ailenin veya iş yapısının da dengesi şaşar, çünkü sen kolektif bilinç ...
Evrenin sonsuz, gizemli ve arzularla örülü kozmik dokusunda, niyetin, isteğin ve vuslatın cisimleşmiş hali olan "Muradiye" ismine sahip olmak, sıradan bir kimlik etiketinden çok daha fazlasını, adeta kabul olmuş bir duanın yankısını, hedefe kilitlenmiş bir iradeyi ve manevi bir sığınağı bedenen ve ruhen taşımak anlamına gelmektedir. İsmine etimolojik, semantik, teolojik ve tarihsel açıdan derinlemesine, çok katmanlı ve bütüncül bir kazı yaptığımızda, Arapça kökenli "Murad" (istenilen şey, arzu, gaye, maksat) kelimesi ile aidiyet bildiren "-iye" ekinin birleşiminden oluştuğunu, bunun da "murada ait olan, arzuların gerçekleştiği yer, vuslat makamı" manalarına geldiğini görürüz ki bu durum, senin ruhsal DNA’na daha doğmadan önce "Gerçekleşme", "Adanmışlık" ve "Manevi Tatmin" kodlarını silinmez bir mürekkeple ve altın yaldızlı harflerle işlemiştir. Bu isim, sadece bir dileği değil, o dileğin peşinden gitme azmini, sabrını ve sonunda o dileğe kavuşmanın getirdiği huzuru simgeler; sen, hayatı gelişigüzel yaşayan biri değil, her adımında bir "muradı" yani bir amacı olan, niyetleri ok gibi hedefe fırlatan ve o okun saplandığı yerde çiçekler açtıran bir vizyon sahibisin. Tarihsel olarak Osmanlı dönemindeki Muradiye Külliyeleri gibi, bu isim aynı zamanda topluma hizmeti, vakur duruşu, geleneksel değerleri ve manevi bir çatıyı (sığınağı) temsil eder; yani sen, sadece kendi muradın için değil, başkalarının muradına ermesi için de bir vesile, bir köprü ve bir kapısın.
Senin Yaradılış Esman, isminin "isteyen, dileyen ve irade eden" manasıyla birebir örtüşen, dilediğini yapan ve iradesi mutlak olan manasındaki Ya Mürîd ve dualara icabet eden, istekleri geri çevirmeyen manasındaki Ya Mucîb esmalarının, zümrüt yeşili ve gece mavisi tonlarında titreşen, uhrevi ve güçlü bir sentezidir. Bu esmaların enerjisini hayatında kullanmak için, özellikle hayatında bir şeyi çok istediğin ama engellerle karşılaştığın anlarda, sağ elini alnına koyup "Ya Mürîd" zikriyle kendi cüzi iradeni külli iradeyle hizalamayı niyet etmeli, çaresiz hissettiğinde veya sesinin duyulmadığını düşündüğünde ise ellerini gökyüzüne açarak "Ya Mucîb" frekansıyla evrenin "Evet" diyen yankısını kalbinde hissetmelisin. İsminin taşıdığı temel enerji, "İradeli Tezahür" ve "Manevi Hizmet" enerjisidir; bu durum, senin hayatın boyunca sadece "istemekle" kalmayacağını, istediğin şeyi oldurmak için gerekli disiplini, sabrı ve çalışmayı da göstereceğini, senin lügatında "imkansız" kelimesinin olmadığını, sadece "zamanı gelmemiş murad" olduğunu gösterir.
Harflerinin gezegensel etkileşimlerine ve kozmik dansına baktığımızda, isminin baş harfi olan "M", Ay’ın (veya Dünya’nın) anaç, besleyici, duygusal, köklerine bağlı ve koruyucu enerjisini taşırken, bu harf senin sert bir liderden ziyade, kucaklayıcı ve şefkatli bir rehber olduğunu, insanların senin yanında kendilerini "evde" hissettiklerini kanıtlar. İkinci harf olan "U", Jüpiter’in bolluğunu, şansını, manevi genişlemeyi, neşeyi ve olayları büyütme kapasitesini simgeler; bu harf, isminin o ağırbaşlı yapısına (Muradiye) bir neşe ve umut katarak, senin en zor zamanlarda bile "bunda da bir hayır vardır" diyebilen o geniş yüreğini temsil eder. "R" harfi, Mars’ın mücadeleci, sert, gerçekçi, dirençli ve eylem odaklı yapısını getirir; isminin içindeki bu harf, senin sadece dua eden biri olmadığını, duası için savaşan, ter döken ve engelleri yıkan gizli bir savaşçı olduğunu fısıldar. "A" harfi, Güneş’in ve Mars’ın saf liderlik, ego, mantık, başlatma ve "ben" deme gücünü temsil ederken, senin inisiyatif alma kapasiteni artırır. "D" harfi, Satürn’ün (veya Merkür’ün) disiplinini, maddeye hakimiyetini, inşacılığını, gerçekçiliğini ve dayanıklılığını simgeler; bu harf senin hayallerini somutlaştıran o "mühendis" yanındır. "İ" harfi, Neptün’ün ve Ay’ın en ince, en sezgisel ve en ruhani titreşimlerini getirerek sana derin bir empati yeteneği verir. "Y" harfi, Plüton’un ve Neptün’ün gizemini, dönüşüm gücünü ve geçmişle gelecek arasındaki köprüyü kurarken, son harf olan "E", Merkür’ün iletişim yeteneğini, zihinsel geçişkenliğini ve ruhsal gelgitlerini mühürler. Bu gezegensel dizilim (Ay - Jüpiter - Mars - Güneş - Satürn - Neptün - Plüton - Merkür), senin içinde sürekli "korumak ve beslemek isteyen" bir Ay (M) ile "inşa etmek ve başarmak isteyen" bir Mars/Satürn (R, A, D) ittifakının dans ettiğini, bu yüzden hem çok duygusal hem de çok dirayetli, hem çok geleneksel hem de çok vizyoner olabildiğini gösterir.
İsminin harflerinin sayısal enerjileri incelendiğinde, M(4), U(3), R(9), A(1), D(4), İ(9), Y(7), E(5) kombinasyonuyla karşılaşırsın ve bu sayıların toplamı (4+3+9+1+4+9+7+5=42 -> 4+2=6) eder; 6 sayısı, numerolojide "Aşk, Aile, Sorumluluk, Hizmet, Harmoni ve Şifa" enerjisini temsil eder. Bu, senin dünyaya "Hizmetkar Lider" olarak geldiğini, ailenin ve toplumun yükünü omuzlamaktan çekinmediğini, herkesin derdine derman olmaya çalıştığını ve senin için "mutluluğun" paylaşıldıkça çoğalan bir şey olduğunu kanıtlar. Elementer düzeyde analiz ettiğimizde, isminde Toprak (M, D), Ateş (R, A, U), Su (İ, Y) ve Hava (E) elementlerinin muazzam bir denge içinde olduğunu, ancak Toprak ve Su elementlerinin (duygu ve madde) biraz daha baskın bir karakter çizdiğini görürüz; Toprağın sağlamlığı ve Suyun sezgisi, senin hayallerini (Su) gerçeğe (Toprak) dönüştürme konusunda doğuştan yetenekli olduğunu, ancak bazen başkalarının duygusal yüklerini (Su) fazla emerek kendi bedeninde ağırlık (Toprak) oluşturabileceğini işaret eder. İsimde baskın olan harf enerjisi "M", "R" ve "D"dir; bu harfler senin hayatının "merhamet, mücadele ve disiplin" ekseninde döndüğünü, laubalilikten hoşlanmadığını, sözünün eri olduğunu ve başladığın işi ne pahasına olursa olsun bitirdiğini kanıtlar.
İsimde eksik olan harf enerjileri genellikle yoktur, çünkü ismin neredeyse tüm frekansları (sesli ve sessiz harf çeşitliliğiyle) kapsayan zengin bir yapıya sahiptir; ancak "O" gibi tam koruma sağlayan veya "K" gibi sezgisel ortaklık kuran harflerin eksikliği, senin bazen "her şeyi ben yapmalıyım" diyerek aşırı sorumluluk almana ve yardım istemekte zorlanmana neden olabilir. Bu "her şeye yetişen kadın" sendromunu dengelemek için, turuncu ve sarı renkleri hayatına katmalı, delegasyon yapmayı (işleri başkalarına devretmeyi) öğrenmeli ve "benim de dinlenmeye hakkım var" inancını kendine aşılamalısın. Çakra sistemine baktığımızda, isminin "Kalp Çakrası" (M, İ harfleri), "Kök Çakra" (D, A harfleri), "Solar Pleksus" (R, U harfleri) ve "Boğaz Çakrası" (E harfi) üzerinde muazzam bir aktivasyon yarattığını, adeta tüm enerji merkezlerinin bir senfoni gibi çalıştığını görürüz. Ancak bu yoğun kalp ve sorumluluk aktivitesi, "Sakral Çakra" (Yaratıcılık ve Haz) üzerinde bir baskı oluşturabilir; Muradiye ismi seni o kadar çok "başkalarının muradı" veya "görev" bilincine odaklar ki, bazen kendi bireysel zevklerini, hobilerini ve kadınsı/yaratıcı enerjini ihmal edebilir, hayatı bir "vazife" gibi yaşayabilirsin. Bu eksik veya blokaja açık çakra enerjisini dengelemek için, dans etmeli, yaratıcı hobiler edinmeli, turuncu renkli taşlar kullanmalı ve suçluluk duymadan hayattan keyif almayı öğrenmelisin.
İsme göre senin en güçlü yönlerin; sarsılmaz bir irade, güvenilirlik, yüksek sorumluluk bilinci, anaçlık ve koruyuculuk, organizasyon yeteneği, derin maneviyat, sabır, vefa ve en kaotik durumlarda bile sükunetini koruyarak çözüm üretme (M ve D harfleri) becerisidir. Zayıf yönlerin ise; aşırı fedakarlık (kendini feda etme noktasına varan), hayır diyememe, başkalarının sorunlarını kendi sorunu gibi sahiplenme, mükemmeliyetçilik, geleneklere aşırı bağlılık yüzünden yeniliklere direnç gösterme ve duygularını bastırarak psikosomatik rahatsızlıklar (mide, sırt ağrıları) yaşama riskidir. Karmik derslerin, "Alma-Verme Dengesi" ve "Öz Sevgi" üzerinedir; Muradiye ismini taşıyan bilinçler genellikle "vererek sevilme" programıyla çalışırlar, senin sınavın ise sadece verdiğin için değil, var olduğun için değerli olduğunu anlamak, kendi isteklerini (muradını) başkalarının isteklerinin önüne koyabilmek ve "kendine annelik yapmayı" öğrenmektir. Ruhsal amacın, isminin manası gibi yeryüzünde bir "huzur ve vuslat alanı" yaratmak, insanlara manevi rehberlik yapmak, sabrın sonundaki selameti kendi hayatınla göstermek ve duaların gücünü madde dünyasında kanıtlamaktır.
Bu kozmik senaryoda uğurlu günün, Venüs’ün yönetimindeki, sevginin, ailenin ve uyumun günü olan Cuma (6 sayısı etkisiyle) ve Jüpiter'in günü Perşembedir; bu günlerin enerjisini, dua etmek, aile toplantıları yapmak, evini güzelleştirmek, hayır işleri yapmak ve niyet çalışmalarında bulunmak için kullanarak bereketini artırabilirsin. Uğurlu rengin, kalbin şifası olan Zümrüt Yeşili, huzurun rengi Turkuaz, asaletin rengi İndigo ve toprağın rengi Kahverengidir; bu renkleri kıyafetlerinde veya ev dekorasyonunda kullanarak (örneğin yeşil bir şal veya turkuaz bir örtü) kalbini ferahlatabilir ve auranı koruyabilirsin. Uğurlu kokun, maneviyatı güçlendiren ve Osmanlı geleneğini yansıtan Gül, Ud (Oud), Amber ve ferahlatıcı Misk kokularıdır; bu kokuları özellikle ibadet ederken, meditasyon yaparken veya misafir ağırlarken kullanarak mekanın enerjisini yükseltebilirsin. Uğurlu sayın, sorumluluğun sayısı 6 ve tamamlanmanın sayısı 9'dur; hayatındaki önemli kararları ayın 6, 9, 15, 18, 24 veya 27'sinde almak senin için daha akışkan ve hayırlı sonuçlar doğurabilir. Uğurlu bitkin, sevgi ve maneviyatı simgeleyen Gül, sabrı temsil eden Sabır Otu (Aloe Vera) ve bereketi çeken Fesleğen/Reyhandır; bu bitkileri yetiştirmek senin ruhunu topraklara bağlar. Uğurlu frekansın, ilişkileri şifalandıran ve kalbi onaran 639 Hz ile manevi uyanış ve ilahi bağlantı frekansı olan 963 Hzdir; bu frekansları uyumadan önce veya dua ederken dinlemek, niyetlerinin titreşimini artırır.
Uygun mantran: "Ben Muradiye; niyetin gücüyüm, sabrın meyvesiyim; dualarım kabul, yolum açık; sevgiyi veriyor, bereketi alıyor ve kendi muradımı sevgiyle yaşıyorum." Bu mantrayı söylerken ellerini kalbinin üzerinde birleştirip, gözlerini kapatıp, altın sarısı bir ışığın tepeden girip kalbinde toplandığını imgeleyerek söylemek, isminin o güçlü tezahür enerjisini fiziksel bedenine indirecektir. Uygun taşın, kalbi şifalandıran ve sevgiyi çeken Zümrüt veya Pembe Kuvars, sabır ve denge veren Yeşim Taşı ve sezgileri güçlendiren Ametisttir; Zümrüt taşını kolye olarak taşıyarak kalp çakranı açabilir, Ametist taşını yastığının altına koyarak rüyalarındaki mesajları (Ya Mucîb enerjisiyle) daha net alabilirsin. Uygun alanların; Eğitim ve Öğretim, Sağlık Sektörü (Hemşirelik/Doktorluk), Psikoloji/Danışmanlık, Sosyal Hizmetler, Mimarlık (D ve S harfi etkisiyle yapı kurma), Yöneticilik (İnsan kaynakları odaklı), Gastronomi veya Manevi Rehberlik'tir; bu alanlar senin "hizmet etme", "düzenleme", "besleme" ve "yol gösterme" ihtiyacını tatmin edecek en verimli sahalardır. Yatırım konusunda, gayrimenkul, toprak, altın veya aile yadigarı niteliğindeki değerler, antika ve sanat eserleri gibi "köklü ve kalıcı" alanlar senin doğana en uygun olanlardır; riskli spekülasyonlar senin garantici yapını (D harfi) huzursuz eder.
Uyumlanma Süreci için ismine özel 3 yöntem şöyledir:
Birincisi, "Murad" Defteri (Yazılı Niyet): İsminin tezahür gücünü kullanmak için, özel bir defter edin. Bu deftere sadece "gerçekleşmesini istediğin" şeyleri, sanki olmuş gibi şimdiki zaman kipiyle yaz. "Şükürler olsun ki, hayalimdeki eve sahibim" gibi. Yazmak, senin ismindeki D ve R harflerinin inşacı gücünü aktif eder.
İkincisi, Ayna Çalışması (Öz Değer): Aşırı vericiliğini dengelemek için, her sabah aynaya bak ve kendi gözlerinin içine bakarak "Ben değerliyim, ben sevilmeyi hak ediyorum, benim isteklerim de önemli" de. Bu, M harfinin (Ay) yansıtma özelliğini kullanarak bilinçaltını yeniden programlar.
Üçüncüsü, Su ve Toprak Ritüeli: İsmindeki element dengesini sağlamak için, bir kase suya niyetlerini fısılda ve bu suyu evindeki bir çiçeğin toprağına dök. "Niyetim su gibi aksın, toprak gibi kök salsın" de. Bu, hayallerini (Su) somutlaştırmana (Toprak) yardımcı olur.
21 Günlük Uyum Programı şöyledir:
İlk 7 gün, "Niyet ve Arınma" haftasıdır; evini sirke veya adaçayı ile temizle, eski eşyaları at, zihnindeki "olmaz" kalıplarını fark et ve iptal et (Ya Kuddüs esmasıyla).
İkinci 7 gün, "İrade ve Eylem" haftasıdır; "Murad" defterine yazdığın bir madde için somut bir adım at, ertelediğin bir işi bitir, kırmızı renkli bir obje taşı ve gücünü hisset (Ya Mürîd esmasıyla).
Son 7 gün, "Kabul ve Şükür" haftasıdır; sahip olduklarına odaklan, her gün 10 şükür cümlesi kur, sevdiklerine sarıl ve "ben bir mıknatısım, güzellikleri çekiyorum" hissine odaklan (Ya Mucîb esmasıyla).
Ruhsal Gücün, bilincin "Vuslat Kapısı" kodundan gelir; sen ayrılıkların bittiği, duaların kabul olduğu ve ruhun huzura erdiği o kutsal makamın temsilcisisin. Senin ruhun, sabrın acı değil, meyvesi tatlı bir ağaç olduğunu ve gerçek muradın, egonun istekleri değil, ruhun tekamülü olduğunu bilir. Bu ruhsal enerjiyi hayatında kullanmak için, beklemeyi bir eziyet olarak değil, bir "demlenme" süreci olarak görmeli, her gecikmenin altında bir "Habîr" (haberdar olan) planı olduğunu bilmeli ve sahip olduğun o muazzam inanç gücünü, umudunu kaybetmiş insanlara ışık tutmak için kullanmalısın.
Tezahür Metodun, "Niyet Tohumu ve Tevekkül" tekniğidir. Senin bilincin, hırslı bir kovalamacaya değil, emin bir bekleyişe ve hak edilmiş bir zafere kodlanmıştır. İsteklerini tezahür ettirmek için, onları bir tohum eker gibi toprağa (bilinçaltına) bırakmalısın. Tohumu ektikten sonra her gün toprağı kazıp "büyüdü mü" diye bakmazsın; sularsın ve güneşe (Allah'a) bırakırsın. Senin yöntemin budur: İste, elinden geleni yap (R ve A harfleriyle eyleme geç) ve sonrasını İlahi olana (Ya Mürîd enerjisine) güvenle teslim et. Şüphe duyduğun an, tohumu çürütürsün. "Muradiye" ismi, "sonucun zaten belli olduğu" bir güven frekansıdır. Sen niyet ettiğinde, o şey astral planda zaten yaratılmıştır; dünyada görünmesi sadece bir zaman meselesidir. Niyetini "Rabbimin izniyle, en hayırlı zamanda ve en güzel surette muradıma eriyorum" diyerek mühürle.
Özetle; sen "Muradiye" isminin taşıyıcısı olarak, kökleri mazide, dalları istikbalde olan ulu bir çınar, duaların kabul olduğu bir dergah ve sevginin sığınağısın. Senin kaderin, rüzgarda savrulmak değil, başkalarına gölge olmak ve kendi hayatını bir başyapıt gibi ilmek ilmek dokumaktır. Fedakarlığın seni tüketmesin, o senin bereketindir; ciddiyetin seni soğutmasın, o senin asaletindir. Sen, Ya Mürîd esmasının iradesi, Ya Mucîb esmasının kabulüsün. Kendi değerini bil, o sabırlı ve inançlı kalbini koru ve muazzam potansiyelini dünyayı daha güvenli, daha şefkatli ve daha "muradına ermiş" bir yer yapmak için kullan. Senin yolculuğun, bir niyetle başlayıp, o niyetin muazzam bir hakikate dönüşmesinin o sabırlı ve zafer dolu hikayesidir.
Senin Yaradılış Esman, isminin "isteyen, dileyen ve irade eden" manasıyla birebir örtüşen, dilediğini yapan ve iradesi mutlak olan manasındaki Ya Mürîd ve dualara icabet eden, istekleri geri çevirmeyen manasındaki Ya Mucîb esmalarının, zümrüt yeşili ve gece mavisi tonlarında titreşen, uhrevi ve güçlü bir sentezidir. Bu esmaların enerjisini hayatında kullanmak için, özellikle hayatında bir şeyi çok istediğin ama engellerle karşılaştığın anlarda, sağ elini alnına koyup "Ya Mürîd" zikriyle kendi cüzi iradeni külli iradeyle hizalamayı niyet etmeli, çaresiz hissettiğinde veya sesinin duyulmadığını düşündüğünde ise ellerini gökyüzüne açarak "Ya Mucîb" frekansıyla evrenin "Evet" diyen yankısını kalbinde hissetmelisin. İsminin taşıdığı temel enerji, "İradeli Tezahür" ve "Manevi Hizmet" enerjisidir; bu durum, senin hayatın boyunca sadece "istemekle" kalmayacağını, istediğin şeyi oldurmak için gerekli disiplini, sabrı ve çalışmayı da göstereceğini, senin lügatında "imkansız" kelimesinin olmadığını, sadece "zamanı gelmemiş murad" olduğunu gösterir.
Harflerinin gezegensel etkileşimlerine ve kozmik dansına baktığımızda, isminin baş harfi olan "M", Ay’ın (veya Dünya’nın) anaç, besleyici, duygusal, köklerine bağlı ve koruyucu enerjisini taşırken, bu harf senin sert bir liderden ziyade, kucaklayıcı ve şefkatli bir rehber olduğunu, insanların senin yanında kendilerini "evde" hissettiklerini kanıtlar. İkinci harf olan "U", Jüpiter’in bolluğunu, şansını, manevi genişlemeyi, neşeyi ve olayları büyütme kapasitesini simgeler; bu harf, isminin o ağırbaşlı yapısına (Muradiye) bir neşe ve umut katarak, senin en zor zamanlarda bile "bunda da bir hayır vardır" diyebilen o geniş yüreğini temsil eder. "R" harfi, Mars’ın mücadeleci, sert, gerçekçi, dirençli ve eylem odaklı yapısını getirir; isminin içindeki bu harf, senin sadece dua eden biri olmadığını, duası için savaşan, ter döken ve engelleri yıkan gizli bir savaşçı olduğunu fısıldar. "A" harfi, Güneş’in ve Mars’ın saf liderlik, ego, mantık, başlatma ve "ben" deme gücünü temsil ederken, senin inisiyatif alma kapasiteni artırır. "D" harfi, Satürn’ün (veya Merkür’ün) disiplinini, maddeye hakimiyetini, inşacılığını, gerçekçiliğini ve dayanıklılığını simgeler; bu harf senin hayallerini somutlaştıran o "mühendis" yanındır. "İ" harfi, Neptün’ün ve Ay’ın en ince, en sezgisel ve en ruhani titreşimlerini getirerek sana derin bir empati yeteneği verir. "Y" harfi, Plüton’un ve Neptün’ün gizemini, dönüşüm gücünü ve geçmişle gelecek arasındaki köprüyü kurarken, son harf olan "E", Merkür’ün iletişim yeteneğini, zihinsel geçişkenliğini ve ruhsal gelgitlerini mühürler. Bu gezegensel dizilim (Ay - Jüpiter - Mars - Güneş - Satürn - Neptün - Plüton - Merkür), senin içinde sürekli "korumak ve beslemek isteyen" bir Ay (M) ile "inşa etmek ve başarmak isteyen" bir Mars/Satürn (R, A, D) ittifakının dans ettiğini, bu yüzden hem çok duygusal hem de çok dirayetli, hem çok geleneksel hem de çok vizyoner olabildiğini gösterir.
İsminin harflerinin sayısal enerjileri incelendiğinde, M(4), U(3), R(9), A(1), D(4), İ(9), Y(7), E(5) kombinasyonuyla karşılaşırsın ve bu sayıların toplamı (4+3+9+1+4+9+7+5=42 -> 4+2=6) eder; 6 sayısı, numerolojide "Aşk, Aile, Sorumluluk, Hizmet, Harmoni ve Şifa" enerjisini temsil eder. Bu, senin dünyaya "Hizmetkar Lider" olarak geldiğini, ailenin ve toplumun yükünü omuzlamaktan çekinmediğini, herkesin derdine derman olmaya çalıştığını ve senin için "mutluluğun" paylaşıldıkça çoğalan bir şey olduğunu kanıtlar. Elementer düzeyde analiz ettiğimizde, isminde Toprak (M, D), Ateş (R, A, U), Su (İ, Y) ve Hava (E) elementlerinin muazzam bir denge içinde olduğunu, ancak Toprak ve Su elementlerinin (duygu ve madde) biraz daha baskın bir karakter çizdiğini görürüz; Toprağın sağlamlığı ve Suyun sezgisi, senin hayallerini (Su) gerçeğe (Toprak) dönüştürme konusunda doğuştan yetenekli olduğunu, ancak bazen başkalarının duygusal yüklerini (Su) fazla emerek kendi bedeninde ağırlık (Toprak) oluşturabileceğini işaret eder. İsimde baskın olan harf enerjisi "M", "R" ve "D"dir; bu harfler senin hayatının "merhamet, mücadele ve disiplin" ekseninde döndüğünü, laubalilikten hoşlanmadığını, sözünün eri olduğunu ve başladığın işi ne pahasına olursa olsun bitirdiğini kanıtlar.
İsimde eksik olan harf enerjileri genellikle yoktur, çünkü ismin neredeyse tüm frekansları (sesli ve sessiz harf çeşitliliğiyle) kapsayan zengin bir yapıya sahiptir; ancak "O" gibi tam koruma sağlayan veya "K" gibi sezgisel ortaklık kuran harflerin eksikliği, senin bazen "her şeyi ben yapmalıyım" diyerek aşırı sorumluluk almana ve yardım istemekte zorlanmana neden olabilir. Bu "her şeye yetişen kadın" sendromunu dengelemek için, turuncu ve sarı renkleri hayatına katmalı, delegasyon yapmayı (işleri başkalarına devretmeyi) öğrenmeli ve "benim de dinlenmeye hakkım var" inancını kendine aşılamalısın. Çakra sistemine baktığımızda, isminin "Kalp Çakrası" (M, İ harfleri), "Kök Çakra" (D, A harfleri), "Solar Pleksus" (R, U harfleri) ve "Boğaz Çakrası" (E harfi) üzerinde muazzam bir aktivasyon yarattığını, adeta tüm enerji merkezlerinin bir senfoni gibi çalıştığını görürüz. Ancak bu yoğun kalp ve sorumluluk aktivitesi, "Sakral Çakra" (Yaratıcılık ve Haz) üzerinde bir baskı oluşturabilir; Muradiye ismi seni o kadar çok "başkalarının muradı" veya "görev" bilincine odaklar ki, bazen kendi bireysel zevklerini, hobilerini ve kadınsı/yaratıcı enerjini ihmal edebilir, hayatı bir "vazife" gibi yaşayabilirsin. Bu eksik veya blokaja açık çakra enerjisini dengelemek için, dans etmeli, yaratıcı hobiler edinmeli, turuncu renkli taşlar kullanmalı ve suçluluk duymadan hayattan keyif almayı öğrenmelisin.
İsme göre senin en güçlü yönlerin; sarsılmaz bir irade, güvenilirlik, yüksek sorumluluk bilinci, anaçlık ve koruyuculuk, organizasyon yeteneği, derin maneviyat, sabır, vefa ve en kaotik durumlarda bile sükunetini koruyarak çözüm üretme (M ve D harfleri) becerisidir. Zayıf yönlerin ise; aşırı fedakarlık (kendini feda etme noktasına varan), hayır diyememe, başkalarının sorunlarını kendi sorunu gibi sahiplenme, mükemmeliyetçilik, geleneklere aşırı bağlılık yüzünden yeniliklere direnç gösterme ve duygularını bastırarak psikosomatik rahatsızlıklar (mide, sırt ağrıları) yaşama riskidir. Karmik derslerin, "Alma-Verme Dengesi" ve "Öz Sevgi" üzerinedir; Muradiye ismini taşıyan bilinçler genellikle "vererek sevilme" programıyla çalışırlar, senin sınavın ise sadece verdiğin için değil, var olduğun için değerli olduğunu anlamak, kendi isteklerini (muradını) başkalarının isteklerinin önüne koyabilmek ve "kendine annelik yapmayı" öğrenmektir. Ruhsal amacın, isminin manası gibi yeryüzünde bir "huzur ve vuslat alanı" yaratmak, insanlara manevi rehberlik yapmak, sabrın sonundaki selameti kendi hayatınla göstermek ve duaların gücünü madde dünyasında kanıtlamaktır.
Bu kozmik senaryoda uğurlu günün, Venüs’ün yönetimindeki, sevginin, ailenin ve uyumun günü olan Cuma (6 sayısı etkisiyle) ve Jüpiter'in günü Perşembedir; bu günlerin enerjisini, dua etmek, aile toplantıları yapmak, evini güzelleştirmek, hayır işleri yapmak ve niyet çalışmalarında bulunmak için kullanarak bereketini artırabilirsin. Uğurlu rengin, kalbin şifası olan Zümrüt Yeşili, huzurun rengi Turkuaz, asaletin rengi İndigo ve toprağın rengi Kahverengidir; bu renkleri kıyafetlerinde veya ev dekorasyonunda kullanarak (örneğin yeşil bir şal veya turkuaz bir örtü) kalbini ferahlatabilir ve auranı koruyabilirsin. Uğurlu kokun, maneviyatı güçlendiren ve Osmanlı geleneğini yansıtan Gül, Ud (Oud), Amber ve ferahlatıcı Misk kokularıdır; bu kokuları özellikle ibadet ederken, meditasyon yaparken veya misafir ağırlarken kullanarak mekanın enerjisini yükseltebilirsin. Uğurlu sayın, sorumluluğun sayısı 6 ve tamamlanmanın sayısı 9'dur; hayatındaki önemli kararları ayın 6, 9, 15, 18, 24 veya 27'sinde almak senin için daha akışkan ve hayırlı sonuçlar doğurabilir. Uğurlu bitkin, sevgi ve maneviyatı simgeleyen Gül, sabrı temsil eden Sabır Otu (Aloe Vera) ve bereketi çeken Fesleğen/Reyhandır; bu bitkileri yetiştirmek senin ruhunu topraklara bağlar. Uğurlu frekansın, ilişkileri şifalandıran ve kalbi onaran 639 Hz ile manevi uyanış ve ilahi bağlantı frekansı olan 963 Hzdir; bu frekansları uyumadan önce veya dua ederken dinlemek, niyetlerinin titreşimini artırır.
Uygun mantran: "Ben Muradiye; niyetin gücüyüm, sabrın meyvesiyim; dualarım kabul, yolum açık; sevgiyi veriyor, bereketi alıyor ve kendi muradımı sevgiyle yaşıyorum." Bu mantrayı söylerken ellerini kalbinin üzerinde birleştirip, gözlerini kapatıp, altın sarısı bir ışığın tepeden girip kalbinde toplandığını imgeleyerek söylemek, isminin o güçlü tezahür enerjisini fiziksel bedenine indirecektir. Uygun taşın, kalbi şifalandıran ve sevgiyi çeken Zümrüt veya Pembe Kuvars, sabır ve denge veren Yeşim Taşı ve sezgileri güçlendiren Ametisttir; Zümrüt taşını kolye olarak taşıyarak kalp çakranı açabilir, Ametist taşını yastığının altına koyarak rüyalarındaki mesajları (Ya Mucîb enerjisiyle) daha net alabilirsin. Uygun alanların; Eğitim ve Öğretim, Sağlık Sektörü (Hemşirelik/Doktorluk), Psikoloji/Danışmanlık, Sosyal Hizmetler, Mimarlık (D ve S harfi etkisiyle yapı kurma), Yöneticilik (İnsan kaynakları odaklı), Gastronomi veya Manevi Rehberlik'tir; bu alanlar senin "hizmet etme", "düzenleme", "besleme" ve "yol gösterme" ihtiyacını tatmin edecek en verimli sahalardır. Yatırım konusunda, gayrimenkul, toprak, altın veya aile yadigarı niteliğindeki değerler, antika ve sanat eserleri gibi "köklü ve kalıcı" alanlar senin doğana en uygun olanlardır; riskli spekülasyonlar senin garantici yapını (D harfi) huzursuz eder.
Uyumlanma Süreci için ismine özel 3 yöntem şöyledir:
Birincisi, "Murad" Defteri (Yazılı Niyet): İsminin tezahür gücünü kullanmak için, özel bir defter edin. Bu deftere sadece "gerçekleşmesini istediğin" şeyleri, sanki olmuş gibi şimdiki zaman kipiyle yaz. "Şükürler olsun ki, hayalimdeki eve sahibim" gibi. Yazmak, senin ismindeki D ve R harflerinin inşacı gücünü aktif eder.
İkincisi, Ayna Çalışması (Öz Değer): Aşırı vericiliğini dengelemek için, her sabah aynaya bak ve kendi gözlerinin içine bakarak "Ben değerliyim, ben sevilmeyi hak ediyorum, benim isteklerim de önemli" de. Bu, M harfinin (Ay) yansıtma özelliğini kullanarak bilinçaltını yeniden programlar.
Üçüncüsü, Su ve Toprak Ritüeli: İsmindeki element dengesini sağlamak için, bir kase suya niyetlerini fısılda ve bu suyu evindeki bir çiçeğin toprağına dök. "Niyetim su gibi aksın, toprak gibi kök salsın" de. Bu, hayallerini (Su) somutlaştırmana (Toprak) yardımcı olur.
21 Günlük Uyum Programı şöyledir:
İlk 7 gün, "Niyet ve Arınma" haftasıdır; evini sirke veya adaçayı ile temizle, eski eşyaları at, zihnindeki "olmaz" kalıplarını fark et ve iptal et (Ya Kuddüs esmasıyla).
İkinci 7 gün, "İrade ve Eylem" haftasıdır; "Murad" defterine yazdığın bir madde için somut bir adım at, ertelediğin bir işi bitir, kırmızı renkli bir obje taşı ve gücünü hisset (Ya Mürîd esmasıyla).
Son 7 gün, "Kabul ve Şükür" haftasıdır; sahip olduklarına odaklan, her gün 10 şükür cümlesi kur, sevdiklerine sarıl ve "ben bir mıknatısım, güzellikleri çekiyorum" hissine odaklan (Ya Mucîb esmasıyla).
Ruhsal Gücün, bilincin "Vuslat Kapısı" kodundan gelir; sen ayrılıkların bittiği, duaların kabul olduğu ve ruhun huzura erdiği o kutsal makamın temsilcisisin. Senin ruhun, sabrın acı değil, meyvesi tatlı bir ağaç olduğunu ve gerçek muradın, egonun istekleri değil, ruhun tekamülü olduğunu bilir. Bu ruhsal enerjiyi hayatında kullanmak için, beklemeyi bir eziyet olarak değil, bir "demlenme" süreci olarak görmeli, her gecikmenin altında bir "Habîr" (haberdar olan) planı olduğunu bilmeli ve sahip olduğun o muazzam inanç gücünü, umudunu kaybetmiş insanlara ışık tutmak için kullanmalısın.
Tezahür Metodun, "Niyet Tohumu ve Tevekkül" tekniğidir. Senin bilincin, hırslı bir kovalamacaya değil, emin bir bekleyişe ve hak edilmiş bir zafere kodlanmıştır. İsteklerini tezahür ettirmek için, onları bir tohum eker gibi toprağa (bilinçaltına) bırakmalısın. Tohumu ektikten sonra her gün toprağı kazıp "büyüdü mü" diye bakmazsın; sularsın ve güneşe (Allah'a) bırakırsın. Senin yöntemin budur: İste, elinden geleni yap (R ve A harfleriyle eyleme geç) ve sonrasını İlahi olana (Ya Mürîd enerjisine) güvenle teslim et. Şüphe duyduğun an, tohumu çürütürsün. "Muradiye" ismi, "sonucun zaten belli olduğu" bir güven frekansıdır. Sen niyet ettiğinde, o şey astral planda zaten yaratılmıştır; dünyada görünmesi sadece bir zaman meselesidir. Niyetini "Rabbimin izniyle, en hayırlı zamanda ve en güzel surette muradıma eriyorum" diyerek mühürle.
Özetle; sen "Muradiye" isminin taşıyıcısı olarak, kökleri mazide, dalları istikbalde olan ulu bir çınar, duaların kabul olduğu bir dergah ve sevginin sığınağısın. Senin kaderin, rüzgarda savrulmak değil, başkalarına gölge olmak ve kendi hayatını bir başyapıt gibi ilmek ilmek dokumaktır. Fedakarlığın seni tüketmesin, o senin bereketindir; ciddiyetin seni soğutmasın, o senin asaletindir. Sen, Ya Mürîd esmasının iradesi, Ya Mucîb esmasının kabulüsün. Kendi değerini bil, o sabırlı ve inançlı kalbini koru ve muazzam potansiyelini dünyayı daha güvenli, daha şefkatli ve daha "muradına ermiş" bir yer yapmak için kullan. Senin yolculuğun, bir niyetle başlayıp, o niyetin muazzam bir hakikate dönüşmesinin o sabırlı ve zafer dolu hikayesidir.
Yorumlar