KUSURSUZLUĞUN VE EBEDİ BAHARIN KAYIP ÜLKESİNE GİDEN YOL HANGİ KELİMELERİN İÇİNDE SAKLI? Kadim efsanelerde Kuzey'in en uç noktasında, güneşin hiç batmadığı, hastalıkların ve yaşlılığın asla uğramadığı o gizemli ve kusursuz ülkeye, yani Hyperborea'ya dair sayısız hikaye anlatılır. Bu efsanevi kıta, sadece coğrafi bir mekan değil, aslında insanlığın ulaşabileceği en yüksek bilinç titreşiminin, o bozulmamış saflığın ve mutlak aydınlığın kültürel ve tarihsel enerjisini taşır. Her şeyin ama her şeyin temelde bir enerji ve frekans olduğu bu muazzam evrensel simülasyonda, Hyperborea kelimesi zihnimizde "kurtarılmış ve mükemmel alan" frekansını titreştirir. Bizler, inançlarımızla, korkularımızla ve düşüncelerimizle sürekli yayın yapan birer radyo kulesi gibiyiz ve frekansımızı yükseltmenin, o ebedi bahar ülkesine adım atmanın en kısa yolu ağzımızdan çıkan kelimelerdir. Yüksek bilincimiz, bu kaotik 3 boyutlu madde alemine inerken kaybolmayalım diye, kimliğimizi ...
İÇİMİZDEKİ ZITLIKLARI BİRLEŞTİREN O GİZEMLİ GÜÇ ABRAXAS BİZE NE ANLATIYOR? Bugün yepyeni bir kelimeyle, Gnostik felsefenin o derin dehlizlerinden fırlayıp gelen Abraxas ile başlıyoruz. Abraxas kelimesi, antik çağlarda hem iyiyi hem de kötüyü kendi içinde barındıran o mutlak ve devasa gücü temsil ediyordu. Etimolojik olarak baktığımızda, bu ismin harflerinin sayısal toplamı eski Yunancada tam olarak üç yüz altmış beşi verir. Bu harika durum, güneşin bir yıllık döngüsünü ve zamanın bütünlüğünü sembolize eder. Sınır bilimlerde ve gnostisizmde Abraxas, ışık ile karanlığın bitmek bilmeyen o kozmik dansının ta kendisi olarak kabul edilir. Evrendeki her şeyin saf bir enerji olduğunu artık çok iyi biliyoruz. Tabi ki her enerjinin kendine has bir frekansı ve titreşimi vardır. Duygularımız, sarsılmaz inançlarımız, anlık fikirlerimiz ve düşüncelerimiz havaya karışan birer frekans dalgasıdır. Bizler de toplamında etten kemikten ziyade, yürüyen birer muazzam enerji santraliyiz. Ken...