Ana içeriğe atla

Kayıtlar

*KELİMELERİN SESSİZ FISILTISI OLAN TULPA NEDİR VE KENDİ GERÇEKLİĞİMİZİ NASIL YARATIRIZ?

KELİMELERİN SESSİZ FISILTISI OLAN TULPA NEDİR VE KENDİ GERÇEKLİĞİMİZİ NASIL YARATIRIZ? Her şeyin aslında titreşen bir enerji olduğu bu muazzam evren simülasyonunda, kelimelerin tanrılığa giden yolda bizim en güçlü asalarımız olduğunu hiç düşündünüz mü? Bugün sizlere Tibet mistisizminden kopup gelen ve tamamen düşünce gücüyle yaratılan varlıkları ifade eden "Tulpa" kelimesinden bahsetmek istiyorum. Tulpa kelimesi etimolojik olarak inşa etmek veya tezahür ettirmek anlamına gelir ve bir fikrin, ona yüklenen yoğun duygu enerjisiyle adeta etten kemikten bir forma bürünmesini anlatır. İnsan zihni öylesine devasa bir enerji jeneratörüdür ki, bir kelimeyi sürekli tekrarladığınızda ve ona inanç frekansınızı eklediğinizde kendi Tulpa’nızı yaratmış olursunuz. Zihninizde sürekli dönüp duran o karanlık korkular veya neşeli umutlar, aslında boşlukta yankılanan sesler değil, kolektif bilince gönderdiğiniz canlı enerji formlarıdır. Kuantum fiziğinin bize gözlemci etkisi olarak anlattığı şeyi...

*KOSKOCA EVRENİN HİÇ SİLİNMEYEN HAFIZASINA NASIL ULAŞABİLİRİZ?

KOSKOCA EVRENİN HİÇ SİLİNMEYEN HAFIZASINA NASIL ULAŞABİLİRİZ? Kelimelerin sadece dudaklardan dökülüp boşlukta kaybolan basit ses titreşimleri olduğunu sanıyorsanız, evrenin en büyük sırrından henüz habersizsiniz demektir. Bugün size Sanskritçe kökenli, gökyüzü, boşluk veya esir anlamına gelen muazzam bir kelimeden, Akaşa’dan bahsetmek istiyorum. Akaşa, en basit tabirle evrenin devasa, görünmez ve asla silinmeyen kozmik sabit diskidir. Bugüne kadar ağzınızdan çıkan her kelime, hissettiğiniz her duygu ve zihninizden geçen her düşünce bu muazzam bulut sistemine anında kaydedilir. Gizem okullarında Akaşik Kayıtlar olarak bilinen bu yapı, aslında hepimizin bağlı olduğu o büyük kolektif bilincin ta kendisidir. Akaşa’nın enerjisi o kadar güçlüdür ki, ona uyumlandığınızda geçmişin ve geleceğin tüm bilgeliğine tek bir nefeste ulaşabilirsiniz. Günümüzde kuantum fiziğinin morfogenetik alanlar veya evrensel hafıza olarak açıklamaya çalıştığı bu yapı, kelimelerimizi seçerken neden bu kadar dikkatli...

*GÖRÜNMEZ OLAN BOŞLUK ASLINDA HER ŞEYİN KAYDINI TUTAN DEV BİR HAFIZA OLABİLİR Mİ?

GÖRÜNMEZ OLAN BOŞLUK ASLINDA HER ŞEYİN KAYDINI TUTAN DEV BİR HAFIZA OLABİLİR Mİ? Kelimelerin ve isimlerin adeta birer tanrısal yaratım aracı olduğu bu evrende, ağzımızdan çıkan hiçbir ses boşluğa karışıp kaybolmaz. Antik Yunan'da "yanan, parlayan" anlamına gelen ve maddenin beşinci hali olarak bilinen "Aether" yani Esir maddesi, tam olarak bu kozmik hafızanın ta kendisidir. Bizler fiziksel dünyada boşluk dediğimiz şeyin aslında hiçbir şey barındırmadığını sanma yanılgısına düşeriz. Oysa akaşik kayıtlar araştırmalarının da bize fısıldadığı gibi, o görünmez esir maddesi evrenin devasa bir kuantum hard diski olarak çalışır. Siz bir kelimeyi telaffuz ettiğiniz an, o kelimenin taşıdığı duygu ve frekans doğrudan bu esir alanına kazınır. Sevgiyle söylediğiniz bir isim, görünmez bir ışık dalgası gibi Aether içinde yayılarak tüm evrenin frekansını bir milim de olsa yukarı çeker. Aynı şekilde öfkeyle fırlatılan bir sözcük de bu kozmik arşivde karanlık bir leke olarak yeri...