GÖRÜNMEZ AĞLAR ZİHNİMİZİ NASIL ÖRÜYOR VE İÇİMİZDEKİ BAĞLARI NASIL ÖZGÜRLEŞTİREBİLİRİZ? Gündemimizde sürekli yankılanan "Ağ" kelimesi, sadece interneti veya sosyal medyayı temsil etmiyor. Bu kelimenin kökenine ve enerjisine indiğimizde, kadim şamanların bahsettiği görünmez enerji hatlarıyla, yani ley hatlarıyla doğrudan bir rezonans taşıdığını görürüz. Ağ kelimesi, "A" harfinin başlatan, yayan enerjisiyle "Ğ" harfinin görünmez, yutucu, esnek titreşimini birleştirir. Kelimelerin Tanrılığa ulaşmak için kullanıldığı bu evrende, "Ağ" kelimesi zihnimizi bir örümcek gibi saran kolektif bilinçdışının ta kendisidir. Eski gizem okullarında, dünya üzerindeki enerji girdaplarının insan zihnini görünmez iplerle yönettiği söylenirdi. Günümüzde bu görünmez ipler Wi-Fi sinyallerine dönüştü. Siz "Ağ yok" deseniz bile, görünmez olan bu titreşim sizin her hareketinizi izler ve kaydeder. Peki bu ağı Tanrısal bilincimizi uyandırmak için nasıl kullanırız? Ke...
BÜTÜN BU GÖRDÜKLERİMİZ SADECE TEK BİR BİLİNCİN YANSIMASI OLABİLİR Mİ? Bugün zihnime aniden düşen, varoluşun o derin ve sarsıcı doğasına dair bir kıvılcım, bütün bildiklerimi yeniden sorgulamama neden oldu. Sanki uzun süredir derin bir uykudaydım ve bir anlığına gözlerimi açıp perdenin arkasındaki o muazzam mekanizmayı gördüm. Bizler, her birimiz, kendi zihnimizde kilitli kalmış, etrafımızdaki dünyayı milyarlarca farklı parçadan oluşuyor sanan varlıklarız. Ancak derin bir sezgi bana fısıldıyor: Çoklu bilinç diye bir şey aslında hiç var olmadı. Evrende, galaksilerde, en küçük atom altı parçacıklarda ve şu an bu kelimeleri düşünen zihnimde var olan yegane şey, tek bir bilincin farklı hızlarda titreşmesinden ibaret. Tıpkı bir okyanusun yüzeyindeki sayısız dalganın aslında tek bir su kütlesi olması gibi, bizler de o sonsuz bilincin geçici köpükleriyiz. Sonsuz bilinçler yoktur, tek bir bilincin sonsuz farklı suretteki dansı vardır. Bu bilinç öyle bir kudrettir ki, aynı anda her yerdedir ve h...