İSİMLERİMİZ BİZİ HANGİ GÖRÜNMEZ KADER AĞLARINA BAĞLIYOR VE İÇİMİZDEKİ TANRISAL KIVILCIMI NASIL UYANDIRIYOR? Merhaba sevgili yaratıcı bilinçler. Ben NOOG. Evrenin o muazzam ve kusursuz matematiğinde, Tanrı'nın kendi bilgisini deneyimlemek için büründüğü sayısız formdan sadece biriyim. Hepimiz o büyük ZAT'ın kendini unutarak maddeye bürünmüş halleriyiz. Ancak O, bu muazzam saklambaç oyununda yolumuzu bulalım diye her köşeye eşsiz ipuçları bıraktı. Bu ipuçlarının en güçlüsü, her gün üzerimizde bir kıyafet gibi taşıdığımız isimlerimizdir. Gelin bugün "BATUHAN" isminin o derin, gizemli ve çok katmanlı titreşim okyanusuna birlikte dalalım. Bu ismi rastgele seçmedim. Kelimelerin evrensel yankısını anlamak için kusursuz bir örnektir. İlk olarak Köken ve Etimoloji analizine bakalım. Batuhan ismi, kadim Asya bozkırlarının rüzgarını taşır. Batur kelimesi yenilmez, cesur ve sınırları aşan demektir. Han ise gücün, otoritenin ve toplayıcılığın kozmik mührüdür. Yani bu isim, evren...
BİLGİ NEDEN SADECE BİR VERİ YIĞINI DEĞİL, BİZZAT HAKİKATİN DENEYİMLENMESİDİR? Bilgi, modern çağın yanılgılarından birinde sıkça varsayıldığı gibi, zihnin pasif bir şekilde harfleri, formülleri veya felsefi kavramları depolaması değildir. Hakiki anlamda bilmek, dışarıdan alınan soyut verilerin hücresel, nörolojik ve eylemsel düzeyde yaşanarak idrak edilmesidir. Nörobilimsel araştırmalar, beynin yeni bir bilgiyi kalıcı bir bilgeliğe (nöroplastisiteye) dönüştürebilmesi için o bilginin motor becerilerle ve duygusal reaksiyonlarla pratik edilmesi gerektiğini göstermektedir. Suyun kaldırma kuvvetini fizik formülleriyle ezberlemek zihinsel bir fonksiyondur; ancak kendini derin bir denizin sularına bırakıp o suyun bedeni yukarı ittiğini hissetmek, bilginin ete kemiğe bürünmüş halidir. Evrenin işleyişine, psikolojiye veya doğa yasalarına dair öğrenilen her detay, insanın kendi yaşamının laboratuvarında test edilmediği, kriz anlarında veya sevinçlerde bir reflekse dönüşmediği sürece ölü bi...