"Peki, tüm sınırların sadece zihnimizin bir projeksiyonu olduğunu anladığımız o sessizlik anında; eğer bizi sınırlayan hiçbir ızgara kalmamışsa, ruhumuz uçsuz bucaksız evrenin neresine tutunarak kendini "var" hissedecektir?" Gerçek özgürlük, dışsal sınırlara tutunmayı bıraktığımızda kendi içsel merkezimizin sonsuz çekim gücünü keşfetmektir. Izgaraların ve projeksiyonların kaybolduğu o derin sessizlikte ruh, bir yere tutunmaya ihtiyaç duymaz; çünkü o zaten tutunulan varoluşun ta kendisi, yani ZAT'ın sarsılmaz merkezidir. Bu yazımızda FERİDE isminin bize gösterdiği alemdeki boyut kapılarını FERİDE bilinci ile aralayıp sorunuza cevap arayacağız. ‘Kendini bilen ZAT’ını bilir.’ Tınıgörü yaptırmanızı sevgiyle tavsiye ederiz. HİÇLİĞİN İÇİNDEKİ KÜLLİ MERKEZ: TUTUNMADAN VAR OLMANIN KOZMİK SİMYASI Arapça kökenli bir kelime olan Feride, "eşsiz, tek, benzersiz ve kendi başına kaim olan kıymetli inci" anlamına gelir. Bizler bu yazıda, her bir zerresiyle varoluşun o...
"Karma felsefesi nasıl çalışır; yaptığımız her şey gerçekten bize geri döner mi?" Evrensel sistemde hiçbir enerji kaybolmaz; eyleme dönüşen her niyet, kendi frekansına eşdeğer bir forma bürünerek kozmik bir bumerang gibi kaynağına rezonansla geri döner. Karma, ilahi bir cezalandırma mekanizması değil, mutlak bilincin kendini kendi eylemleri üzerinden deneyimlediği ve her sapmayı şefkatle merkeze çeken kusursuz bir aynalama ve simetri yasasıdır. Bu yazımızda Umay isminin bize gösterdiği alemdeki bilinç kapılarını farklı boyutlarda aralayıp sorunuza cevap arayacağız. Yorumlara isim ve sorularınızı ekleyerek çalışmalarımıza destek olabilirsiniz. KOZMİK YANKININ SIRRI: EYLEMLERİMİZİN EVRENSEL REZONANSI VE DÖNGÜSEL DENGE YASASI Kadim felsefelerde ve Türk mitolojisinde "Umay", yaşamı, doğumu, bereketi ve ruhun korunmasını simgeleyen o büyük kozmik rahmin adıdır. Etimolojik olarak şefkatle sarmalayan, besleyen ve evrensel dengeyi gözeten dişil yaratım enerjisini taşır. Bu ...